"Bakınız, aktar-ı semavat ve arz sahifeleri üstünde hâtem-i ehadiyet göründüğü gibi, kâinatın heyet-i mecmuasının büyük sahifesi üzerinde de pek vazıh bir surette hâtem-i tevhid görünmektedir." cümlesinde neden “hatem-i tevhid” kullanılmıştır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Vahidiyet: Allah’ın isim ve sıfatlarının, azametli ve haşmetli bir şekilde, bütün kainat üstündeki tecellisini ifade eder. Yani; Allah’ın varlığının ve birliğinin, umum kainat üzerinde yansıması ve kendini izhar etmesine vahidiyet denir. Tevhidin azamet ve külliyet mertebesidir. Bütün çiçekler üstünde görünen tevhit manası vahidiyettir.

Ehadiyet: Allah’ın isim ve sıfatlarının kainatın umumunda değil, bir cüz ve cüz'isinde tecelli etmesidir. Burada tecelli; büyük ve azametli olmadığı için, herkes tarafından rahat ve kolayca okunabilir. Vahidiyetin mertebesi külli olmasından, külli bir nazar ile okunabiliyordu. Ama ehadiyette; cüzi nazarlar da tevhit hakikatini okuyabilir. Bir çiçek üstünde görünen tevhit manası ehadiyettir.

Ehadiyet ve vahidiyet, nispi bir kavramdır; tecelli ettiği makama göre isim alırlar.

Mesela; insan bedeni vahidiyet kapsamında iken, insanın bedenindeki bir uzuv ve organ ehadiyet kapsamına girer. Şayet insan bedeni, dünya ile nispet olunur ise; bu kez dünya vahidiyet olurken, insan ehadiyet olur.

Dünya ve sema kainat ile nispet olursa; bu sefer kainat vahidiyet, dünya ve sema ehadiyet kapsamına girer. Yani büyük ve küçük kavramı nispet edilen şeye göre değişir, bununla beraber vahidiyet ve ehadiyet kavramları da değişir. Burada kainata nispet edilen; hatem-i tevhid kavramı vahidiyet anlamında kullanılmıştır.

Sorudaki geçen ilgili kısmı okumak için tıklayınız:

- Mesnevi-i Nuriye, Lem'alar, Yedinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...