"Bazı melaikenin kırk bin dille zikrettikleri gibi, halis, hakiki, müttaki bir şakirt dahi kırk bin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstehak ve inşallah ehl-i saadet olur." Ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bazı melaikenin kırk bin dille zikrettikleri gibi, halis, hakiki, müttaki bir şakirt dahi kırk bin kardeşinin dilleriyle ibadet eder, necata müstehak ve inşallah ehl-i saadet olur. Risale-i Nur dairesinde sadakat ve hizmet ve takva ve içtinab-ı kebâir derecesiyle o ulvi ve külli ubudiyete sahip olur. Elbette, bu büyük kazancı kaçırmamak için, takvada, ihlasta, sadakatte çalışmak gerektir." (Kastamonu Lâhikası, 64. Mektup)

Bazı melekler, vekâlet ettiği şeyin suretine bürünürler. Meselâ; kırk bin dalı olan bir ağacın şekline girerek, kırk bin ağız ile zikir ve tesbih edebiliyor.

Aynı şekilde Nur talebeleri hakiki ve samimi bir takva ile iman hizmetinde omuz omuza hareket ederlerse, bu kırk bin ağızlı melekler gibi, her bir kardeşi onun bedeline zikir, dua ve istiğfar eder. Bir iken kırk bin (bu manevî şirkete bağlanan kişiler adedince) hükmüne geçer. Şahs-ı manevînin dairesine girip milyonlarca dil ve ağız ile istiğfar ve dua edebilir.

Tabiatiyle herkes bu umumi ibadet ve zikre şahsî sadakati, hizmeti, takvası ve içtinab-ı kebâir nisbetiyle ulaşabilir. Bu azim sevabı ve büyük kazancı kaçırmamak için, takvada, ihlasta, sadakatte yarışmak ve çalışmak lazımdır.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Özellikle bu dehşetli asrımızın (yaşadığımız sahil bölgesi) sefahatte çok zaman öldürülmesi, hizmette olan kardeşleri bile derinden etkiliyor. Önce kendimizi, sonra etrafımızı aç nefsimizin elinden nasıl Nurlarla doyurabiliriz?

- Sadık bir Nur talebesi nasıl olmalıdır? Her türlü imkan ve fırsatlara rağmen sadakatimizi ortaya koyamıyorsak, hizmetin manevi kazançlarından mahrum kalmamız ve ahirette mesuliyet altına girmemiz söz konusu olur mu?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...