Bediüzzaman'ın sadece Nur talebelerine dua etmesi nedendir, ümmet-i Muhammed'e (asm) duada bulunsaydı daha iyi olmaz mıydı?
Değerli Kardeşimiz;
Dualar hususiden umuma, umumdan hususiye olmak şeklinde iki tarz ile olur. İster Risale-i Nur'da olsun, ister Cevşen-i Kebir'de olsun, ister namaz tesbihatında olsun, dualar umumidir. Ama bunun yanında hususi dualar ve virdler de vardır. Bu hususi dualar ve virdler bütün büyük zatların âdetlerinde vardır.
Üstad bütün dualarını hususi ve sadece Nur talebelerine etseydi tenkide mahal olabilir, ama sadece birkaç yerde hususi dua ediyor ki bu da hakkıdır.
Diğer bir husus; hususi yapılan dualar bir teşvik ve revaç vermek içindir. Üstad'ın hususi duasına girmek, ancak Risale-i Nur ile meşgul olmaktan geçer; bu da okumaya ve imanı kurtarmaya bir teşviktir. Kim Üstad'ın duasına girmek istiyor ise, Nurları okumalı ve imanını takviye etmelidir, bu bütün insanlar için geçerlidir.
Üstad hep umumi dua etmiş olsaydı, o zaman da birçok insan, Nurları okumaya kendini mecbur hissetmeyecek.
“Karşımda müthiş bir yangın var. Alevleri göklere yükseliyor, içinde evlâdım yanıyor, îmanım tutuşmuş yanıyor. O yangını söndürmeğe, manımı kurtarmağa koşuyorum.”
“Âlem-i İslam’a indirilen darbelerin en evvel kalbime indirildiğini hissediyorum”
Diyen, asrın ızdıraplarını kalbinin derinliklerinde hisseden, bir ömür boyu insanların imanlarını kurtarmaya koşan, güz mevsiminde sararan yapraklara bile acıyan Bediüzzaman gibi engin bir şefkat sahibinin sadece şahsını ve talebelerini düşünmesi düşünülemez. O, bütün İslam âlemine hatta tüm insanlığa kanat açmış; önüne geçilmez bir feveranla şahlanmış ve kükremiştir. Bediüzzaman Hazretleri o karanlık ve meş’um dönemde İslam alemini içine düştüğü yeis ve ümitsizlikten kurtarmak için bütün gücüyle çalışmış, milletin imanını kurtarma ve İslam birliğini kurma yolunda yanıp tutuşmuştur. Bütün insanların imanını kurtarma yolunda azami gayret göstermiş ve şöyle buyurmuştur;
“Kur'ânımız yeryüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem; orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem, Cehennemin alevleri içinde yanmağa razıyım. Çünkü vücudum yanarken, gönlüm gül-gülistan olur.”
Bu ifadeler, onun nasıl bir şefkat ve merhamet sahibi olduğunun en büyük delilidir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü