"Beni idama mahkûm eden zatlar..." Hâlbuki Üstad bildiğimiz kadarıyla hiçbir zaman idama mahkûm edilmemiş, sadece idam cezasıyla yargılanmış, izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Hattâ ben, hapiste muhterem kardeşlerime demiştim: Eğer Ankara'ya gönderilen Risale-i Nur'un şiddetli tokatları için beni idama mahkûm eden zâtlar, Risale-i Nur ile imanlarını kurtarıp idam-ı ebedîden necat bulsalar, siz şahit olunuz, ben onları da ruh u canımla helâl ederim."(1)
Buradaki "idama mahkûm etmek" tabiri, hukuk açısından değil; zihniyet ve keyfîlik açısındandır. Yani bazı dinsiz adamlar ve komiteler, kafasında, Üstadı idama mahkûm etmişler ve bunun hukuk açısından da tatbiki için çok çalışmışlar; ama bunu tahakkuk ettirememişler. Üstad buna rağmen, "O dinsiz adamlar Risale-i Nurları kabul edip imanlarını kurtarsalar, ben onlara hakkımı helal edeceğim" diyerek, şefkatini gösteriyor. Yoksa mevzubahis olan husus; hukukî safahat değildir.
(1) bk. Emirdağ Lahikası-I, 2. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü