"En büyük suçum ve cinayetim; bu zamanda hizmet-i Kur´aniyemi şahsıma ait maddî ve manevî terakkiyatıma ve kemalâtıma âlet yapmak imiş." Ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
Evvelâ, bir insanın maddî ve manevî terakki edip kemalata erişmek istemesi günah ve kusur değildir. Lakin büyükler küçük bir hatayı dahi büyük bir günah ve gaflet olarak gördükleri için nefsine zulmetmiş addediyorlar.
"Ebrarın hasenatı, mukarribinin seyyiatı gibidir." Yani avam olan salih insanların yaptığı iyilik ve ibadetler, büyük zatların yanında gaflet ve günah gibidirler mülahazasınca, Üstad Hazretleri bizce normal olan bu düşüncesini kusur olarak kabul ediyor.
İkincisi, tertemiz beyaz bir sayfada küçük bir leke büyük gibi görünür, ama kirli bir sayfada bu leke dikkatleri dahi çekmeyebiliyor. Üstad Hazretlerinin tertemiz fıtrat sayfasında bizce normal olan şahsî kemalatı düşünmek manası leke gibi duruyor ve bu hal onu rahatsız ediyor. Yani Üstad Hazretleri gibi büyük dava adamlarının, kendi şahsî kemalatları ile meşgul olmaları fıtratları ile tenakuz teşkil ediyor. Bu da onların âleminde hakiki bir kusur olarak görünüyor. Bunun böyle görünmesi de mahz-ı hakikattir.
Üçüncüsü, masumiyet sadece peygamberlere mahsustur. Üstad Hazretleri de bir beşer olarak hata yapabilir ve günah işleyebilir. Lakin günah işlemeye kabil olması, günah işlediği manasına gelmez. Allah peygamberlerini İsmet sıfatıyla günahlardan muhafaza ettiği gibi, mürşid ve mücedditleri de Hafîz ismiyle muhafaza eder.
Bazı büyük zatlar hususi olarak donatılır ve ulvî vazifeler için tavzif edilirler. Şayet bu insan o vazifeye mugayir hareket ederse, onun tokadı da mükellefiyeti de ağır olur. Sıradan bir insanın kendi şahsî kemalatı için gayret göstermesi gayet normal bir şeydir. Ama hususi bir vazifeye göre teçhiz edilmiş birisinin kendi şahsî kemalatı ile meşgul olması normal bir durum sayılmaz. Üstad Hazretlerinin bu itirafı bu hakikate işaret ediyor.
Evet, Üstad Hazretleri gibi büyük bir istidatta yaratılan insanların, kendi şahsını ve kemalatını düşünmek ve onun için gayret göstermek onların o teçhizi ile bağdaşmaz. Önce cemiyetin selameti, sonra şahsının kemali gelir. Lakin her insandan bu vazifeyi beklemek doğru olmaz. Normal insanlar hem şahsî kemali için hem de cemiyet için gayret gösterebilirler. Yalnız şu var ki; şahsi kemalat için çalışıyorum diyerek, cemiyet vazifelerini bütünü ile terk etmek de ifrattır ve vebali vardır.
Dini, dünyaya veya siyasete alet yapmakla şahsî kemalata alet yapmak arasında ciddi bir fark vardır. İkisini birbiri ile iltibas etmemek gerekir. Dini siyasete alet yapmak haram iken, şahsî kemalata alet yapmak avam için mubahtır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü