"Dersimi, bir ibadet-i tefekküriye olarak, Rabb-ı Rahîmimin dergâhına arzetmekte kusur etmişsem, kusurumun afvı için Kur'anı ve Cevşen-ül Kebir'i şefaatçı ederek..." Üstad kusur mu etmiş?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstadımız, Risale-i Nur mesleğinin de bir icabı olarak, Allah’a karşı daima kendini aciz, fakir ve kusurlu olarak görüyor. Zaten kulun Allah’a karşı hali de daima böyle olmak mecburiyetindedir.

Yani insan yapmış olduğu ibadetleri mükemmel ve kusursuz görmemeli, hem kendini hem de ibadetlerini daima eksik ve kusurlu görüp, Allah’a dua ve niyazda bulunmalıdır.

Burada ifade edilen "kusuru" ille de büyük bir hata ya da günah olarak anlamak doğru değildir. Her günah kusurdur; ama her kusur günah değildir.

Bu vesileyle Üstad Bediüzzaman hazretlerinin şu sözlerini bir kere daha hatırlayalım:

“Ben kendimi beğenmiyorum; beni beğenenleri de beğenmiyorum. Cenâb-ı Hakka çok şükür, beni kendime beğendirmemiş.” (Mektubat)

Bir ömür boyunca bütün küfür ve dalalet cereyanlarına karşı verdiği ilmî mücahedesiyle nice imanların kurtuluşuna vesile olması, bütün insanlığa Nur Külliyatı gibi bir hidâyet rehberi hediye etmesi, onun haklı olarak gönüllerde taht kurmasını netice vermiş ve kendisine layık olduğu hürmet gösterilmişti. O ise bunu tamamen Allah’ın ihsanı bilmiş, şahsına karşı gösterilen hürmet ve muhabbeti daima “Dert benimdir deva Kur’ânındır.” diyerek Kur’ân hakikatlerine yönlendirmiş, nefsine bir hisse vermemişti.

Burada bir hususa da temas etmek gerekiyor. İsmet sıfatı sadece peygamberlere mahsus olmakla birlikte, Allah’ın hıfz ve himayesi sadece onlara has değildir. Peygamber varisi büyük zatlar yanında nice veli kullar da vardır ki, onlar da Hafiz ismine mazhar olmakla Allah’ın kendilerini hıfz ve himaye etmesi sayesinde hiçbir günah işlemeden tertemiz bir ömür geçirmişlerdir.

Üstad Hazretleri de bu müstesna zatlardan biridir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...