"Bir Maarif Vekili, perdeyi yüzünden kaldırdı ve küfr-ü mutlakı başka bir kisvede gösterdi." Buradaki olay nedir, Eğitim Bakanı ne yapmış da Üstad böyle kızmış?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Envar Neşriyat'ın Neşir sorumlularının verdikleri beyanat aynen şöyledir:

Elimizdeki mektuplardan anlaşıldığına göre:

Nur Talebeleri 1943 Eylül ayında Denizli Mahkemesi’ne sevkedildiği günleri müteakip, o zamanki Maarif Vekili (Hasan Ali Yücel) bir beyanname neşretmiş. O beyanname, -Allahu âlem- yarının öğretmenleri olan ve dinsizliği ciddi anlamda talebelerine enjekte edecek olan Köy Enstitülerinin daha da teşvik edilmesi, geliştirilmesi ve desteklenmesi yönündedir.

Üstad'ımızın bu beyanname hususunda -aşağıda resimlerini eklediğimiz- gayrimünteşir şöyle bir ifadesi var:

“Maarif Vekili’nin telaşlı, haifane beyannamesi bizimle alakası azdır. Belki yoktur. Maarif’e gönderdiğimizden daha evvel olduğuna bir emaresi, hiç bizi ihsas etmiyor ve perde altında diğer bir hareket bulunduğunu gösteriyor ve tamtamına küfr-ü mutlakı müdafaaya hazırlanıyor. Ve Resail-in Nuriye de tam vaktinde oraya yetişiyor. Bunun neticesi inşallah hayır çıkacak. O vekil çok fena bir dinsiz olduğunu şimdi öğrendim. Elbette o dairede Risale-in Nur lehinde kuvvetli bir cereyan çıkacak.”

Evet, gerçekten Köy Enstitüleri çalışma olarak belki çok kapsamlı iş yapmış okullar olmakla birlikte, hem orda yetişen ve sonradan öğretmen olan talebelerin ve hem de onların yetiştirdiği öğrencilerin ve muhatap oldukları köylülerin ve kişilerin itikadına ciddi anlamda zarar vermişlerdir.

Fakat Üstad'ımızın dediği gibi, o okullardan başta Merhum Mustafa SUNGUR Ağabeyimiz olmak üzere çok nadide Nur talebeleri de yetişmiştir.

Envar Neşriyat arşivinde mevcut, konuyla ilgili gayrimünteşir mektup fotoları:

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...