"Bir şarkı kulağıma geldi, evrad ile meşguliyetime zarar verdi. Ben, hiddet ettim, çıktım ... Hilaf-ı âdet bir tokat vurdum." Üstad'ın tokat atmasını nasıl anlayabiliriz, sünnete muhalif değil mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Şeriatın hükümleri ve hukuku şahsın manevî makam ve mertebesine göre farklılık arz edebilir. Mesela, peygamberlerin şeriata ve hukuka riayet etmesi ile sahabelerin münasebeti, âlimlerin, mürşidlerin muhatap olması ile avamın aynı hakikatlere muhatap olması farklılık arz edebilir.

Mesela, kebair umumî mânada yedidir. Ancak maneviyatı yüksek indallah makbul olan insanlarda bu, alâ meratibihim yetmişe, yedi yüze kadar çıkabilir.

Mesela, orucun şeraiti bellidir, fıkıh kitaplarında mufassal olarak izah edilmiştir. Fakat bu tabanda umumî bir kaidedir. Ehass-ı havas açısından farklıdır. Onların kalpleri bir an gaflete girse, oruçlarına zarar geliyor. Bu gibi hassasiyetten avam insanlar mes’ul değildir.

“Hasenatü'l-ebrar, seyyiatü'l-mukarrebîn”, meşhur bir kaidedir. Çok hayırlı insanların iyilikleri ve faziletleri, mukarrebîn dediğimiz indallah makbul olan insanlar indinde günah kabul edilir.

Mesela, şeriatta evliliğe dörde kadar müsaade vardır. Fakat Peygamber Efendimiz (asm.) dokuz zevcesi vardı. Bu gibi hususi hükümlere hasais denilir. Demek ki makamlar değiştikçe hükümler de ona göre farklılık arz edebilir.

Üstadımız hüccetü'l-İslam, mürşid-i azam ve indallah muvazzaf olduğundan, ona ait muamelat normal standartlara göre mukayese edilmez. Bu gibi zevat-ı muhterem Ehl-i sünnet itikatınca mahfuzdurlar.(1) Bize göre hata ve yanlış telakki ettiğimiz mevzular, onlar için hata ve günah sayılmayabilir.

Evet, Üstadımız hayatı boyunca hak ve hakikatten ve şeriattan zerre inhiraf etmemeye gayret etmiş bir zattır. Gerek Eski Said ve gerekse de Yeni Said döneminde bütün ahval ve fiiliyatını şer'i şerife göre tanzim etme hususunda çok hassas davrandığına bütün tarihçe-i hayatı şahittir.

O bu mesele hakkında şöyle diyor:

"Aziz kardeşlerim! Üstadınız lâyuhtî değil. Onu hatasız zannetmek hatadır. Bir bahçede çürük bir elma bulunmakla bahçeye zarar vermez. Bir hazinede silik para bulunmakla, hazineyi kıymetten düşürtmez. Hasenenin on sayılmasıyla, seyyienin bir sayılmak sırrıyla insaf odur ki: Bir seyyie, bir hata görünse de sâir hasenata karşı kalbi bulandırıp itiraz etmemektir..."

"Biliniz, kardeşlerim ve ders arkadaşlarım! Benim hatamı gördüğünüz vakit serbestçe bana söyleseniz mesrur olacağım. Hattâ başıma vursanız, Allah razı olsun diyeceğim. Hakk'ın hatırını muhafaza için başka hatırlara bakılmaz. Nefs-i emmârenin enâniyeti hesabına, Hakk'ın hatırı olan bilmediğim bir hakikatı müdâfaa değil, âlerre'si vel'âyn kabul ederim." (Barla Lahikası, 131. Mektup)

Ayrıca Üstadımız "Şeytandan İstiaze" bahsinde şöyle diyor:

"Hatta benim arkadaşlarımdan bazıları, yüz hakikat dersini kalben tasdik ile beraber benden işittiği ve bana karşı da fazla hüsnüzannı ve irtibatı varken, kalpsiz ve bozuk bir adamın ehemmiyetsiz ve riyakârane iltifatına kapıldı, onun lehinde benim aleyhimde bir vaziyete geldi. Fesübhanallah dedim, insanda bu derece sukut olabilir mi? Ne kadar hakikatsız bir insan idi, diye o biçareyi gıybet ettim, günaha girdim." (Lem'alar, On Üçüncü Lem'a)

İşte bu gibi ifadeler gösteriyor ki, Üstadımız bütün hayatı boyunca günahlara ve hatta mekruhlara karşı hassas davrandığı hâlde, yine de nefsini temize çıkarmıyor. Kusurlarını söylüyor ve “hatamı gösterenlere dua edeceğim” diyor.

Muazzez Üstadımızın mezkûr ifadesini, maddeler hâlinde şöylece mütalaa edebiliriz:

1. Evvelâ; Muazzez Üstadımızın makamı ve vazifesi itibariyle bakarsak, bu meselede hikmet aramak mecburiyetindeyiz.

2. İsm-i Rahime mazhar bir zat-ı nuranînin, adaveti işmam edecek bir muamele sergilemesi mizacına ve mazhariyetine zıttır. Zira başkalarının ve hasımlarının günahlarına acıyıp, şefkat edip merhametle karşılayan bir zat, hizmetinde bulunan ve henüz daha çocuk denecek yaşta olan birine tokat vurması uygun görülmemektedir.

3. Mevzu edilen bahiste yüzüne vurma tabiri geçmiyor, tokat vurma tabiri geçiyor. Tokat sadece yüze vurulmaz.

4. Ayrıca tokadın şiddeti ve şekli de mühimdir. Şefkatten ve merhametten gelen bir muamele ile okşama tarzında da tokat vurmuş olabilir. Zira tokat var, adamı hayatından eder; tokat var muhataba iltifat ve nimet telakki ettirir.

Ayrıca tokat bazen terbiye ve ikaz için rahmet ve şefkatten de gelebilir. Cenab-ı Hakk'ın mü’minlere şefkat tokatları vurması, uyandırmak için musibetler vermesi bu nevidendir. Herhalde Muazzez Üstadımızın bu tokatı da uyandırmaktan, ikaz etmekten, iltifattan ve şefkatten gelen bir okşama tarzında da olabilir.

Netice olarak, bizler Üstadımız; son asrın İslam davasının bayraktarlığını deruhte etmiş ve bu makama mebni, Risale-i Nur Külliyatı gibi bir hakikate mazhar olmuş, binlerce insanların imanının kurtulmasına vesile olmuş, ibadette, fazilette ve kemalatta zirve yapmış ve tüm insanlığa mal olmuş bir dava adamı nazarıyla ve tefekkürüyle bakmamız icap eder. Yoksa beşerî hâl ve tavırlarına teamüle uymayan davranışlarına bakarak, şu yüce hakikati gizlemek ve görmezlikten gelmek insafa sığmaz.

Üstadımızın; Peygamber Efendimiz (asm) için ifade etmiş olduğu bir misalle bu sualin cevabını ikmal etmiş olalım:

Yumurtadan çıkmış kemale ermiş ve semavatta uçan tavus kuşunun güzelliğini, cemalini ve kemalini onun boş kabuğunda aramak akıllı olanın işi değildir.

1) [bk. Muhammed A‘lâ b. Ali b. Muhammed Hâmid et-Tehânevî el-Fârûkī (d. ? - v. 1158/1745) Keşşâfü Istılâhâti’l-Fünûn ve’l-Ulûm, 3, 311].

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 1.746
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

artiha

Namaz kılan çocuğa beddua edilmesi gibi belki. Veyahut Üstadın radyoda çıkan türküden rahatsız olmadığına dair bir hatıra işitmiştim. Tamamen İlahi noktada baktığı için hüve nüktesini terennüm ediyor o an. Kesintiye uğramasını istemiyor. Bir kişi için haram olan savt, başkası için değil. Şeriatın tayin etmediği kısım, vicdana yaptığı tesire göre hüküm alıyor. Böyle bir kimse rahatsızlık duyuyorsa, elbette nedeni olsa gerek

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...