Bir Nur talebesi, neden yaptığı hizmetten dolayı bir mükâfat veya bir beklentisi olamaz veya isteyemez?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah için yapılan hizmetlerde ve ibadetlerde, başka beklenti ve mükâfat mülahazalarına kapılmak, yani Allah’ın rızasından başka maksatları düşünmek ve onları hedef ittihaz etmek; ihlas ve samimiyeti bitirir. Bu niyet ve düşüncelerle yapılan hizmetin ve ibadetin, Allah katında hiçbir kıymeti yoktur.

Bir hizmetin veya ibadetin, Allah katında makbul olması; ancak katıksız ve ivazsız bir şekilde, sırf Allah için olması ile mümkündür. Bu sebeple Nur talebeleri hizmet ve amellerinde, sadece ve sadece Allah’ın rızasını düşünür ve amellerini onun üstüne bina ederler. Başka maksat ve gayeleri takip etmezler.

İhlas ve samimiyetin mertebe ve dereceleri çoktur. Herkes imanının gücü nisbetinde, ihlas ve samimiyetini ifa edebilir. İman-ı tahkiki dersini almış bir Nur talebesi ne cennet sevdasını ne de cehennem korkusunu, hizmet ve ameline hedef tayin etmez, tek hedefi ve gayesi Allah’ın rızasıdır.

"Amelinizde rıza-yı İlâhî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer O kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok." (21. Lem’a)

Rıza-yı İlâhi, yapılan amelin, ibadetin ve hizmetin yalnız ve yalnız Allah için yapılmasıdır.

Amellerin kıymetli olması, Allah katında makbul olması, o amelin Allah için yapılmasına bağlıdır, yani amellerin ihlasla mayalanması, ihlas ruhuyla hayattar olması gerekiyor.

Bütün insanlar bizden razı olsa, bizi alkışlasa, bizi taltif etse, bizi övüp göklere çıkarsa, fakat Allah (c.c) bizden razı değil ise, bunun hiçbir ehemmiyeti yoktur. Allah bize rahmet nazarı ile bakmaz. Onun için esas olan Allah’ın rızasıdır, O’nun bizden hoşnut olmasıdır. Bunun içindir ki, Üstat hazretleri İhlas risalesinde Birinci Düstur olarak; “Amelinizde rızâ-yı İlâhî olmalı.” buyuruyor. Zaten ihlas denilince de ilk önce bu düstur akla gelir.

- Kabirde sual melekler geldiğinde, kimin teveccühü bize yardım edecek?

- Çürümüş bedenimizi yeniden kim diriltip bize iade edecek?

- Terazi kurulduğunda, ameller tartıldığında, hangi amel bizi kurtaracak?

- Sırat köprüsünden geçerken bize kim yârenlik edecek?

- Cehennem gibi dehşetli bir hapisten bizi kim kurtaracak?

Demek insanın sonsuzluk yolculuğunda en mühim meselesi, ihlas ve ihlas ile yapılan amellerdir. Bundan gerisi, yani insanların taltif ve ilgisi beş para etmez...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 3.725
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...