"Bir zaman ihtiyarlığa ayak bastığımdan, gafleti idame ettiren sıhhat-i bedenim de bozulmuştu. İhtiyarlıkla hastalık müttefikan bana hücum etti. Başıma vura vura uykumu kaçırdılar." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanı Allah’tan uzaklaştıran ve unutturan en mühim vasıtalardan birisi sıhhattir. İnsan sağlıklı ve kuvvetli olduğunda dünyaya ve dünya nimetlerine meyleder, ahireti aklına getirmez, ölümü düşünmez, günahları işlemeye daha meyilli bir hâle gelir. Ekseri günahların gençlik zamanında ve sıhhatli iken işlenmesi bunun açık bir delilidir.

Yani gaflet ile sıhhat arasında kuvvetli bir münasebet bulunuyor. Sıhhati bozulmuş, gücü kalmamış hasta gençlerin, sağlıklı gençlere nispeten daha ziyade ibadete sarılmaları ve ahireti düşünmeleri meselemizi teyit etmektedir.

Üstadımızın ifadesi ile;

"Ey maraza müptela hasta! Bu zamanda tecrübemle kanaatim gelmiştir ki, hastalık bazılara bir ihsan-ı İlahidir, bir hediye-i Rahmanidir. Bu sekiz dokuz senedir, liyakatsiz olduğum hâlde, bazı genç zatlar hastalık münasebetiyle dua için benimle görüştüler. Dikkat ettim ki hangi hastalıklı genci gördüm; sair gençlere nisbeten ahiretini düşünmeye başlıyor. Gençlik sarhoşluğu yok. Gaflet içindeki hayvani hevesattan bir derece kendini kurtarıyor. Ben de bakıyordum, onların tahammül dahilindeki hastalıklarını bir ihsan-ı İlahi olduğunu ihtar ederdim."(1)

Üstad Hazretleri; "ihtiyarlık ve hastalığın gafleti kırdığını, ölümü ve ahireti hatırlattığını" ifade ediyor. Öyle ise gayesi ve hedefi ahiret olan bir Müslüman, ihtiyarlığı ve hastalığı bir musibet olarak değil, ikaz edici olarak telakki etmelidir.

1) bk. Lem'alar, Yirmi Beşinci Lem'a, Beşinci Deva.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...