"Birer âzâ-yı İbrahim (a.s.) gibi, ateş saçan hararete karşı يَا نَارُ كُونِى بَرْداً وَسَلاَماً âyetini okuyorlar." Azaların ayet okumalarını nasıl anlayabiliriz?
Değerli Kardeşimiz;
"Ve o sigara kâğıdı gibi ince, nâzenin yapraklar, birer âzâ-yı İbrahim (a.s.) gibi, ateş saçan hararete karşı يَا نَارُ كُونِى بَرْداً وَسَلاَماً ["Ey ateş, (İbrahim’e) serin ve selâmetli ol." (Enbiyâ, 21/69)] âyetini okuyorlar."(1)
Nemrut’un yaktırdığı ateş nasıl Hazreti İbrahim (as)’i mu'cize eseri olarak yakmadı ve yakamadı ise, güneşin kavurucu sıcaklığı da ağaçların yeşil yapraklarını, saatlerce güneşin sıcaklığına maruz kalmasına rağmen Allah’ın inayeti ve hıfzı ile yakmıyor, yakamıyor.
Yeşil yapraklar hâl dili ile âdeta "Ey ateş, serin ve selâmetli ol." ayetine mazhar oluyorlar. Bu da Allah’ın kevni bir mu'cizesi olmuş oluyor. Şayet Allah’ın inayet ve hıfzı olmasa, o incecik ve çok hassas yaprakların güneşin kavurucu sıcağına bir dakika dayanması mümkün değildi.
Hazreti İbrahim (as) ulü'l-azm bir peygamber olması hasebi ile ateşe atılma esnasında bütün zerreleri ve azaları ile ateşe karşı bu ayeti okumuş, tam bir tevekkül eseri göstermiş olabilir.
(1) bk. Sözler, Birinci Söz.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Selamünaleyküm. Yaprakların güneşe karşı yaz aylarında sararmadan yeşilligini muhafaza etmesi sonbahar ve kış aylarında yapraklarını dökmesi de aslında dikkate değer bir nokta. Eger bu yaprak dökümü yazın en şiddetli sıcaklarında olmuş olsaydı sebep güneşe bağlanabilirdi. Ama güneş hararetini azalttiktan sonra gerçekleşmesi ve yaz sicagina rağmen yaprakların yeşil kalması işlerin İlahi bir program dahilinde yürütüldüğünün kanıtıdır Belki de Cenab-ı hak insanlara bunu ders vermek için yaprak dökümünü yazın değil de sonbaharda gerçekleştiriyor. İsteseydi yazın da bunu yapabilirdi. İnsanların düşünüp bunu tefekkür etmeleri için yaprak dökümünü bu şekilde bir kanuniyete bağlamış olabilir