Block title
Block content

Birinci Söz'de genel olarak ne anlatıldığını açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Birinci Söz'de özetle, besmelenin anlam ve önemi, çeşitli varlıkların dilinde besmele örnekleri, Allah'ın adını anmak ve Onun adıyla hareket etmenin insana  neler kazandırdığı gibi manalar işlenmektedir.

 Birinci Söz'ün mahiyetine işaret eden birkaç farklı izahı takdim edelim:

Başta bismillah zikirdir. Ahirde, elhamdulillah, şükürdür. Ortada, fikir isemevcut nimetlerin üzerinde tecelli eden esma-i ilahiyeyi okumaktır. Bu, sadece rezzakkiyete talluk eden bir formül değildir; her esmanın tecellisi için kullanılmalıdır.

"Bismillah" kelimesi, mevcudatın arkasındaki Allah’ın kudret ve tasarruf elini ifade eden bir semboldür. Yani, her şeyin dizgini ve tasarrufu onun elindedir. Bütün sebepler onun icraat ve işlerine birer perde, birer bahane hükmündedir, manasını beyan ediyor. Biz bu manayı anlayıp, iman ile Allah’a bağlanırsak, her şeyin baskı ve yükünden sıyrılıp, manen büyük bir huzur kazanırız. Şayet, hadiseleri sebeplere verip, kendimizi de onun terbiye ve idaresinden hariç addedersek, o zaman her şey bize binen bir yük, her hadise bir baskı aracı haline gelir. O zaman hayat bir zindan ve elem kaynağı olur.

Mevcudat zaten hal dili ile açık olarak Allah’ın tasarruf ve terbiyesini ilan ediyor. Biz de iman ve intisap ile o mevcudatın ritmine uymamız gerekir. Yoksa, kainatın rağmına hareket etmiş oluruz; hem asi, hem de hain vasfını alırız.

Allah’ın kudret ve bereketi, biz iman etmesek de zaten kainatta işliyor. Burada önemli olan bizim iman ile bu kudret ve bereketi tanıyıp idrak etmemizdir. Biz iman ile  "bismillah"ın  manasını idrak edince, bize manevi bir kuvvet ve bereket olur. Hakikat-i hal ile mutabık bir vaziyete girmiş oluruz. O zaman her türlü işimizde maddi manevi bir kolaylık elde ederiz. Yani, mevcudatta irade ve şuur  olmamasından, her hali ile "bismillah" manası hükmediyor. Fakat insanda hakiki olarak "bismillah" hükmederken, yani  ilahi tasarruf ve terbiye işlerken, imansızlıktan gelen cehaletle manevi kuvvet ve bereketi hükmetmeyebilir. Bu manevi kuvvet ve bereketin gelmesi ve tesir etmesi iman etmeye bağlanmıştır.

"Allah'a kul olana her şey hizmetkar olur. Allah'a isyan edene ise, her şey düşman olur." fehvâsınca, mahlûkat şekil ve tavır alır. Ateşin Hz. İbrahim (as)'e,  Balığın Hz. Yunus (as)'a  ve inek ile arının, insana musahhar olması birer örnektir.

Bu bakış çerçevesinde devletler ve milletler muvâzenesine de bakılabilir. Tekvini ve teşrii kanunları bilip riâyet edenlere, diğer milletlerin musahhar edileceği muhakkaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Söz | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6318 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...