Risalelerin, sırasının ve numarasının bir hikmeti var mı? Mesela Yirminci ve Yirmi Birinci Lem’a niçin ihlas hakkındadır?
Değerli Kardeşimiz;
Risale-i Nur'daki her bir bölümün bulunduğu yer itibariyle bir hikmeti olması gerekmiyor. Çünkü bir kitap parçalı ve sıralı bölümler halinde olması gerekir ki, daha kolay anlaşılsın. Bununla birlikte bütün risalelerin sıralamasında, ille de bir hikmetin olması da gerekmiyor.
Bazı risalelerdeki sıralama hikmetleri burada misal verebiliriz. Şöyle ki;
Besmele her hayrın başı olduğu için her bir fiilin ve meselenin başında besmele gelir. Kadim birçok eser, besmele ile başlamıştır. Bunun için Sözler kitabının, dolayısıyla bütün Külliyatın birinci risalesi / sözü besmele hakkındadır.
"Bismillah her hayrın başıdır, biz dahi başta ona başlarız..."(1)
Sonra ehemmiyet sırasıyla İkinci Söz iman, Üçüncü Söz ibadet, Dördüncü Söz namaz hakkında olması gibi...
On Dokuzuncu Söz ve On Dokuzuncu Mektub'un Peygamber Efendimiz (a.s.m) hakkında olması elbette bir tesadüf değildir. Hatta "Reşha" dediğimiz bölümlere ayrılmaları dahi hikmetsiz olmayıp belli bir hikmetle gelmiştir. Bazı hikmetleri tespit etmek zordur. Onun için ancak müdakkik zatlar bunları görebilmiştir.
Yirmi Üçüncü Söz'ün insanî istidatların ve itikadın ehemmiyeti hakkında olması, insanın anneden 23 ve babadan 23 kromozum ile birlikte 46 kromozoma sahip olmasına bir işaret olabilir. Çünkü istidat ve kabiliyetlerimiz bu kromozomlardaki genlerle aktarılıyor. Hatta 23 kromozomda binlerce genin aktarıldığını biliyoruz.
Münacaat Risalesinin Külliyat'ta iki yerde geçmesi manidardır. Otuzuncu Lem'adan ve akabinde gelen İkinci Şua'dan sonra olması ise esmalarla ve ismi azamlarla yapılan münacaatın ve duanın makbuliyetine işarettir.
Birinci Şua ve Beşinci Şua'nın, Şualar kitabının başında olmaması ise tenkide yol açılmaması içindir. Yani okuyucuların Şuaların belirli bir kısmını okuduktan ve Üstada kanaatleri geldikten sonra bunlara ulaşıp istifadeleri temin edilmeye çalışılmıştır.
Yirminci ve Yirmi Birinci Lem'anın ihlas hakkında olması çok manidardır. Şöyle ki;
20 sayısı ismi Vedud'un ebced sayısıdır. Sevilmek ise ihlasın bir neticesidir. Ayrıca 21 sayısı, ilmül nefste yani psikolojide bir davranışın meleke haline gelmesi için gereken tekrar sayısıdır. Buna 21 / 90 kaidesi denir.
Ayrıca İhlas Risalesinde latif bir tevafuk daha vardır. Muhles kelimesi Kur'an'da Yusuf suresi 24, Hicr 40, Meryem 51, Sad 83, Saffat 40, 74, 128, 160, 169 olmak üzere dokuz defa geçer. Muhlis kelimesi ise, Bakara suresi 139, Araf 29, Yunus 22, Ankebut 65, Lokman 32, Zümer 2, 11 ve 14, Mümin 14 ve 65, Beyyine 5 ayetlerde olmak üzere 11 defa geçer. Toplam olarak 20 defa geçer. İhlas süresini de sayarsak toplam 21 gibi bir sayı karşımıza çıkar.
Yirmi Birinci Lem'anın şu dua ile bitmesi bu hikmete bir işarettir:
اَللّٰهُمَّ بِحَقِّ سُورَةِ الْاِخْلَاصِ اِجْعَلْنَا مِنْ عِبَادِكَ الْمُخْلِص۪ينَ الْمُخْلَص۪ينَ اٰم۪ينَ اٰم۪ينَ / (Allah'ım! İhlâs Sûresinin hakkı için, bizi ihlâs sahibi olan ve ihlâsa eriştirilen kullarından eyle. Âmin, âmin.) (2)
Bazen de bir Risale belli bir sayıda bölümlerden oluşur. Risale de ona göre belli bir numara alabilir. Meselâ; Yirmi Beşinci Lem'anın 25 tane devadan meydana gelmesi ve Otuz Üçüncü Söz'ün 33 pencereden oluşması gibi. Bunun misalleri çoktur.
Dipnotlar:
(1) bk. Sözler, Birinci Söz.
(2) bk. Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Risale numaralanın hikmetli bir kast ve iradeli ile yapıldığını şuradan anlayabiliriz. RNK da bir risalenin bir risale numarasına lâyık görülmesinden bahsedilir. Bu büyük bir mesajdır.
"Minhacü's-Sünne" bu risaleye lâyık görülmüştür. Lemalar (RNK) - 23