"Böyle manevi kahramanları arkanızda zahir, başınızda üstad bulmak isterseniz..." Cümlesini izah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Bilirsiniz ki, Hazret-i Ali (r.a.), o mucizevâri kerametiyle ve Hazret-i Gavs-ı Âzam (k.s.) o harika keramet-i gaybiyesiyle, sizlere bu sırr-ı ihlâsa binaen iltifat ediyorlar. Ve himayetkârâne teselli verip hizmetinizi mânen alkışlıyorlar. Evet, hiç şüphe etmeyiniz ki, bu teveccühleri ihlâsa binaen gelir. Eğer bilerek bu ihlâsı kırsanız, onların tokadını yersiniz. Onuncu Lem'adaki şefkat tokatlarını tahattur ediniz."
"Böyle manevi kahramanları arkanızda zahîr, başınızda üstad bulmak isterseniz وَيُؤْثِرُونَ عَلٰى اَنْفُسِهِمْ sırrıyla ihlâs-ı tâmmı kazanınız..." (Lem'alar, Yirmi Birinci Lem'a)
"Arkanızda zahir" ifadesi, manevi yardım ve destek demektir. Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Gavs-ı Âzam (k.s.) gibi büyük evliyaların manevi yardım ve himmetine mazhar olmanın şartı ihlas ile hareket etmektir. İhlası kıran ve ona mugayir hareket eden birisinin bu mübarek şahsiyetlerin manevi yardım ve himmetine mazhar olması mümkün değildir.
"Başınızda üstad bulmak" tabiri de yine manevi yardım ve destek manasına geliyor. Evet, ihlas ile hizmet eden bir Nur talebesinin manevi rehberi ve üstadı Hz. Ali (r.a.) ve Gavs-ı Âzam (k.s.) gibi nuranî zatlardır. Onların manevi tasarrufları, himmet ve yardımları aynen devam ediyor. Bu sebeple bu nuranî zatlardan manevi feyiz ve ders almanın yolu ihlastan geçer.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü