"Bütün zîhayatın ibâdât-ı fıtrîyelerini niyet edip takdim ediyor." Kâinattaki elementler, camidat hangi kelimede takdim ediliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Et-Tahiyyatü" kelimesi, bütün mahlûkatın hayatları, kal ve hâl dilleri ile yaratıcıları olan Allah'a karşı yaptıkları hamdler, şükürler ve manevî hayat hediyeleri mânalarına geliyor.

"Kainatta hiçbir şey yoktur ki hamd ile Allah'ı tesbih etmesin, Onu anmasın, Ona dua etmesin. Fakat siz onların bu tesbihlerini, zikirlerini, dualarını fark etmiyorsunuz."(İsra, 17/44)

“Hiçbir şey yoktur ki Allah’ı tesbih ve O’na hamd etmesin,” mealindeki âyet-i kerimede geçen “şey” tabiri, canlı-cansız her varlığı içine alır. Her şey Allah’ı tesbih eder, O’na medih ve senada bulunur.

Yine Kur'an'da Allah korkusundan yarılan, dağlardan yuvarlanan taşlardan, gök gürültüsünün hamd ile Allah'ı tesbih ettiğinden bahsedilir.

Bu gibi kelimelere mâna verilirken ayet ve hadislerden istimdat edilir. Zaten bu tarz dualar bir cihetle ayetten istinbat edilmiştir. Peygamber Efendimiz (asm) -hâşâ- bu duaları rastgele, alelade kullanmıyor; hem kısa hem de külliyetli dualarda bulunuyor ki Tahiyyat da bunlardan birisidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 2.654
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Adem68474

Bütün mahlukatin fıtri hediyelerini Peygamberimiz müşahede ederek mi takdim etmiştir,ilmen veya aynel veya hakkalyakin hangi mertebede takdim olmuştur?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Peygamber Efendimiz (asm), bütün mahlukatın fıtri ibadetlerini ve tesbihlerini idrak etme konusunda bu mertebelerin en yüksek seviyesinde bulunuyordu. Onun bu idraki, sadece bir bilgi (ilmel yakin) veya bir görme (aynel yakin) ile sınırlı değildi. O, bu hakikatleri hakkal yakin mertebesinde, yani tam bir yaşayış ve idrak ile biliyor ve hissediyordu.

Risale-i Nur'da bu konu, özellikle İkinci Mektup ve Otuz Birinci Söz gibi eserlerde detaylı olarak açıklanır. Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Peygamberimizin (asm) nübüvvetinin, bütün mahlukatın lisan-ı hal ile yaptığı tesbihatı işitebilecek, anlayabilecek ve hatta onlara muhatap olabilecek bir dereceye sahip olduğunu vurgular.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...