Peygamber Efendimiz mi’racta, mahlûkatın selamını ve tesbihatını Allah'a arz etmiştir. Her Müslümanın kendi namazında mahlûkatın tesbih ve zikirlerini Allah'a arz etmesi vuku buluyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün insanlar dalalete sapsa, bir tek insan ihlas ve küllî bir niyet ile ibadet ve tesbih etse Allah için kâfidir. Çünkü Allah kemiyete değil, keyfiyete bakar. Allah için sayı çokluğu değil, kişinin samimiyet ve niyeti mühimdir.

İbadeti terk eden adam kendine zarar vermiş olur. Allah’ın kâinattaki maksuduna asla bir zarar îras edemez. Zaten kişi hem diğer insanların ibadetlerini hem de bütün mahlûkatın lisan-ı hal ve lisan-ı kal ile yapmış oldukları ibadetleri kendi namına Allah’a takdim ediyor. İnsanların ekserisi ibadeti terk etseler bile, sayısız melekler, hayvanat, nebatat, cemadat küllî birer ordu gibi Allah’ı hamd ile tesbih ediyorlar.

Ayrıca namaz kılan her bir mü’min bütün varlık âleminin ibadet ve tesbihlerini kendi namına Allah’a takdim edebilir ve ediyor.

Habib-i Kibriya Efendimiz (asm.) o yüce makamda, “Ettehiyyatu” duası ile bütün mahlûkatın ibadetlerini, tesbihlerini, zikir ve hediyelerini Rabbine takdim ettiği gibi, bir mü’min de mi’racı hükmünde olan namazda kâinatın Halık’ı ile O’nun en sevgili kulunun o kudsî sohbetini okumaktadırlar.

Teşehhüdde “Ettehiyyatu” duasını okuyan bir mü’min, bütün mümtaz zatların, kâmil insanların, salih kulların, ağaçların, hayvanların, tohumların, çekirdeklerin, zikir ve tesbihlerini onların namına Yüce Allah’a takdim ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...