"Cenab-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazen kendine isnad eder..." Devam eden paragrafı izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BİRİNCİSİ: Cenâb-ı Hak, Resulüne ait olabilecek bazı halleri, Resulünü tekrim ve teşrif noktasında bazen kendine isnad eder. İşte, burada da 'Resulüm sizden vazife-i risalet ve tebliğ-i ubudiyet hizmetine mukabil, sizden bir ecir ve ücret ve mükâfat, bir it'âm istemez.' manasında, 'Ben sizi ibadet için halk etmişim, Bana rızık vermek ve it'âm etmek için değil.' meâlindeki âyet, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâma ait it'âm ve irzâkı murad etmek gerektir. Yoksa, gayet bedihî bir malûmu ilâm kabilinden olur, i'câz-ı Kur'ân'ın belâgatine uygun gelmez." (Lem'alar, 28. Lem'a, Yirmi İkinci Nükte.)

Bu ayetin zahiri manası bilineni tekrar kabilinden olduğu için, bu ayetten murat edilen mana zahiri manası değil, başka bir manadır. Allah’ın rızıktan, yemeden ve içmeden münezzeh ve mukaddes olduğu çok bedihi ve açık bir meseledir ki, bilineni tekrar kabilindendir. Demek ki, maksat ve mana başkadır.

Bu muhtemel manalardan birisi şudur: Allah, Resulünü (asm) yüceltmek ve şereflendirmek için, onun adına kendi konuşuyor. Allah bu ayetlerde (bk. Zariyat, 51/56-58) -mealen- şunu demek istiyor;

"Peygamber dini tebliğ ederken, sizden bir ücret ve menfaat beklemiyor, yani sizden bir rızık ve geçimlik istemiyor. Onun rızkını ve geçimliğini ancak sonsuz kudret ve kuvvet sahibi olan Allah temin eder."

Bu şekilde ayetin ince ve latif manasına işaret ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 5.503
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Nurumeysa

Ayetin manasındaki murad ne demek, biraz daha açar mısınız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

"Ben sizi ibadet için halketmişim; bana rızk vermek ve it'am etmek için değil." yüzeysel olarak "Allah'ın kullarından rızık veya yiyecek beklemediği" gibi apaçık bir gerçeği tekrar etmesinin Kur'an'ın i'cazına (mucizevi anlatımına) uygun düşmeyeceği belirtiliyor. Çünkü Kur'an, bilinen şeyleri basitçe tekrarlamak yerine, her zaman daha derin anlamlar sunar ve daha latif manalara işaret eder. Böyle apaçık bilen bir gerçeği lüzumsuz ve gereksiz bir şekilde tekrar etmez. Yani malumu ilam etmek belagata uygun değildir.

Belagat, bir sözü veya yazıyı yerine uygun, etkileyici ve güzel bir şekilde ifade etme sanatıdır. Bu sanatın en önemli unsurlarından biri de, gereksiz tekrarlardan ve apaçık bilinen şeyleri söylemekten kaçınmaktır.

Bu ayette de benzer bir işaret söz konusu. "Resulüm size vazife-i risalet ve tebliğ-i ubudiyet hizmetine mukabil sizden bir ecir ve ücret ve mükâfat, bir it'am istemez." Yani, Peygamberimiz (s.a.v.) risalet ve kulluk görevini tebliğ karşılığında insanlardan bir ücret, mükafat veya yiyecek beklemediğini ifade ediyor.

Ayette geçen "bana rızk vermek ve it'am etmek için değil" ifadesi, aslında peygamberin insanlardan bir beklentisi olmadığını, bu görevi tamamen Allah rızası için yaptığını vurgulamak amacıyla Allah'ın ağzından söylenmiş bir ifadedir. Allah’ın Peygamber Efendimizin bu özel durumunu kendine izafe ederek ifade etmesi ona ne kadar değer verdiğini de gösteriyor.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...