Block title
Block content

Cennet ve cehennem cismani midir; Risalelerde açıklaması var mıdır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cennet ve cehennemin cismani olduğu ayet ve hadislerle katiyen sabittir. Aksini iddia etmek ise sapkınlık ve dalalettir.

 Bu ayet ve hadislerden birkaç tanesini takdim edelim:

"İman eden ve güzel işler yapanları müjdele: Altlarından ırmaklar akan cennetler onlarındır. O cennetlerden rızık olarak bir meyve yediklerinde, 'Bu daha önce yediğimiz rızıktandır.' derler. Rızıkları, dünyadakine benzer şekilde kendilerine sunulur. Orada onlar için tertemiz kadınlar vardır. Onlar orada ebedî olarak kalacaklardır."(Bakara, 2/25)

"Orada canların çekeceği, gözlerin zevk alacağı her şey vardır."(Zuhruf, 43/71)

"Bir de onlar dediler ki; sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yeni bir hilkatte dirileceğiz, öyle mi?" (İsrâ, 17/49).

"Dirilten de öldüren de O'dur. Gece ile gündüzün birbiri ardından gitmesi de O'nun emrine bağlıdır. Düşünmez misiniz."(Mü'minûn, 23/80).

"Öncekiler, 'Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz?' demişlerdi." (Mü'minûn, 23/82).

"Öldüğümüzde, kemik yığını ve toprak yığını olduğumuzda mı, biz mi tekrar dirileceğiz, diyorlardı."(Vakıa, 56/47).

"Kendi yaratılışını unutur da 'Çürümüş kemikleri kim diriltecek?' diyerek bize misal vermeye kalkar. De ki; onları ilk defa yaratan diriltecektir. O, her türlü yaratmayı bilendir."(Yâsîn, 36/78, 79).

Rivâyete göre Übeyy b. Halef, bir gün Hz. Muhammed (asm)'e elinde çürümüş bir kemikle gelerek parmaklarıyla onu ufalamış ve: "Muhammed! Allah'ın bu çürümüş dağılmış kemiği tekrar dirilteceğini mi sanıyorsun?" deyince Peygamberimiz (asm); "Evet, Allah bunu diriltecek, seni de öldürdükten sonra diriltip cehenneme sokacaktır." demiş, yukarıdaki âyet de bunun üzerine nazil olmuştur.(1)

 Risale-i Nurların hemen  her yerinde cennet ve cehennemin cismani olduğu ifade ediliyor. Bunlardan bir tanesi açık ve net bir şekilde, neden cismani olması gerektiğini şöyle izah ediyor:

"Sual: Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin ebediyetle ve Cennetle ne alâkası var? Madem ruhun âli lezâizi vardır; ona kâfidir. Lezâiz-i cismaniye için bir haşr-i cismanî neden icab ediyor?"

"Elcevap: Çünkü, nasıl toprak suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır, fakat masnuât-ı İlâhiyenin bütün envâına menşe ve medar olduğundan bütün anâsır-ı sairenin mânen fevkine çıktığı gibi; hem kesafetli olan nefs-i insaniye, sırr-ı câmiiyet itibarıyla, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi; öyle de, cismaniyet en câmi, en muhit, en zengin bir âyine-i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiyedir. Bütün hazâin-i rahmetin müddeharâtını tartacak ve mizana çekecek âletler cismaniyettedir. Meselâ, dildeki kuvve-i zâika, rızık zevkinde, envâ-ı mat'umat adedince mizanlara menşe olmasaydı, herbirini ayrı ayrı hissedip tanımazdı, tadıp tartamazdı."

"Hem ekser esmâ-i İlâhiyenin tecelliyâtını hissedip bilmek, zevk edip tanımak cihâzâtı yine cismaniyettedir. Hem gayet mütenevvi ve nihayet derecede ayrı ayrı lezzetleri hissedecek istidatlar yine cismaniyettedir."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Vâhidî, "Esbâbü'n-Nüzûl", Tefsîr Sûre-i Yâsîn.

(2) bk. Sözler, Yirmi Sekizinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...