"Cihat-ı sitte" bahsinde, sağ cihet geçmiş zaman, sol cihet gelecek zaman olarak izah ediliyor. "Ön cihet" ve "arka cihet" kısımlarında da benzer ifadeler var. Bu cihetlerin tam olarak farkı nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad'ımız aciz olan insanın altı cihetini çevreleyen hadiselere felsefe ve gaflet nazarıyla bakıldığında nasıl bir korku ve ümitsizlik haline gireceğini, sonrasında iman nazarıyla baktığında ise nasıl bir teselli bulabileceğini çok yerlerde bahsetmektedir. Bu konuda 17. Söz'ün İkinci Makamı'nda bahsedilen yeri esas alarak soruya cevap vermeye gayret edeceğiz. Burada esas alacağımız mesele ise; ikisi de geçmiş zamanı temsil eden sağ cihet ile arka cihetin farkı ile gelecek zamanı temsil eden sol cihet ile ön cihetin nüans farklarını ortaya koymaya çalışacağız.

Evet, gafletle sağımdaki geçmiş zamandan teselli almak için baktım. Fakat gördüm ki, dünkü gün, pederimin kabri ve geçmiş zaman, ecdadımın bir mezar-ı ekberi suretinde göründü. Teselli yerine vahşet verdi.HAŞİYE-1

HAŞİYE-1: İman, o vahşetli mezar-ı ekberi, ünsiyetli bir meclis-i münevver ve bir mecma-ı ahbap gösterir.

Burada sağ cihetten maksad mazi zamandır. Burada daha çok beni ilgilendiren şahsım, emsalim ve ecdadım açısından bir mazi değerlendirmesi yapılmıştır. Bu açıdan mazi, gaflet nazarıyla benim geçmiş zamanımı, Pederimin kabrini ve Ecdadımın da büyük mezarı olarak görünmektedir. Fakat iman nazarıyla o mazi, bütün dedelerimin bir araya gelip sohbet ettiği bir meclis olarak görünmektedir.

Sonra soldaki istikbale baktım, derman bulamadım. Belki yarınki gün, benim kabrim ve istikbal ise, emsalimin ve nesl-i âtinin bir kabr-i ekberi suretinde görünüp, ünsiyet değil, belki vahşet verdi.HAŞİYE-2

HAŞİYE-2 : İman ve huzur-u iman, o dehşetli kabr-i ekberi, sevimli saadet saraylarında bir davet-i Rahmâniye gösterir.

Bu cümlede benzer durumu istikbal açısından da aynı şekilde görmek mümkündür: Yani sol cihet olan istikbale gafletle bakıldığında benim ile emsalimin cenazesini ve gelecek neslin büyük bir mezarını gösteren korkunç bir fotoğraf olarak görünmektedir. Oysa iman bu korkunç manzarayı, Allah'ın rahmet ve saadet sarayı olan cennete bir davetiye olarak gösteriyor.

Ondan dahi nazarı çevirip arkama baktım. Gördüm ki, esassız, fâni bir dünya, hiçlik derelerinde ve adem zulümatında yuvarlanıp gidiyor. Derdime merhem değil, belki vahşet ve dehşet zehrini ilave etti.HAŞİYE-4

HAŞİYE-4 : İman, o zulümatta yuvarlanan dünyayı, vazifesi bitmiş, manasını ifade etmiş, neticelerini kendine bedel vücutta bırakmış mektubât-ı Samedâniye ve sahâif-i nukuş-u Sübhâniye olduğunu gösterir.

Arka cihet ise; yine mazi olarak anılmakla birlikte bu sefer kâinatın, dünyanın ve bütün mahlukatın mazideki durumundan bahsedilmektedir. Gaflet nazarıyla bakıldığında kâinatın şimdiye kadarki hâli hiçlik ve yokluk karanlıklarına gömülmüş ve insana müthiş bir korku ve sıkıntı veren bir vaziyet olarak görünüyor. Lakin iman kâinatın mazisini ve geçmişini, vazifesini şimdiye kadar güzelce yapmış, ilahi mesajları şuur sahiplerine okutmuş ilahi bir mektub ve mükemmel bir sergi olarak gösteriyor. Hiçbir şey başıboş değil, her şey Allah'ın kontrolü altında olduğunu ihsas etmektedir.

Onda dahi hayır görmediğim için ön tarafıma, ileriye nazarımı gönderdim. Gördüm ki, kabir kapısı yolumun başında açık görünüp, onun arkasında ebede giden cadde, uzaktan uzağa nazara çarpıyor.HAŞİYE-5

HAŞİYE-5 : İman, o kabir kapısını âlem-i nur kapısı ve o yol dahi saadet-i ebediye yolu olduğunu gösterdiğinden, dertlerime hem derman, hem merhem olur. (Sözler, On Yedinci Söz'ün İkinci Makamı)

Ön taraf ise sol taraf gibi istikbali gösterir, fakat aralarında nüans farkları vardır. Şöyle ki;

Sol taraf sadece benim, emsalimin ve gelecek neslin durumunu gösterirken ön taraf ise, hem benim hem bütün varlığın geleceğini ilgilendirmektedir. Gaflet nazarıyla ön tarafa yani istikbale bakan birisi bütün varlığın sonunu ve fenasını görmektedir. Yani bütün mahlukat meyus ve fenaya giden varlıklar olup sonu belli olmayan bir karanlığa doğru sürüklenen çaresizler olarak görünür. İman ise o ön taraf denilen istikbali nurlar âlemine açılan bir kapı ve bütün varlıkları ebedî bir mutluluğa götüren bir yol olarak gösterip teselli ve saadet vermektedir.

İlgili yeri okumak için tıklayınız:

- Lem'alar, Yirmi Dokuzuncu Lem'a, İkinci Bab'ın Tercümesi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 10.236
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...