Cüzi iştigalin ehemmiyeti, hizmete vakit kalması için teknolojiden yararlanma, yapay zekâ döngüsünün istikameti için nelere dikkat edilebilir?
Değerli Kardeşimiz;
İnsanlığın huzur ihtiyacı ve teknolojinin bu süreçteki rolü, Risale-i Nur perspektifinden bakıldığında hem dünya hem de ahiret dengesini gözeten bir çizgide ele alınabilir. Yapay zekâ ve otomasyonun işleri kolaylaştırması, aslında insanın asıl yaratılış gayesine vakit ayırması için bir fırsat olarak görülebilir. İstikameti korumak ve huzuru tesis etmek adına şu üç temel noktaya dikkat edilebilir:
Cüzi İştigalin Ehemmiyeti (Atalet ve Çalışma)
Atalet içinde bir adem (yokluk) vardır, vücudun tekemmülü ise ancak say ve hareketledir. İnsanın tamamen işsiz kalması huzur değil, sıkıntı ve yeis getirir. Yapay zekâ fiziksel veya rutin zihinsel yükü aldığında, insanın cüzi bir iştigal ile meşgul olması ruh sağlığı için elzemdir. Bu iştigal, sadece geçim derdi değil, bir sanat, beceri veya tefekkür disiplini olabilir. İnsan, bir işle meşgul olduğu sürece varlık sahasında kendini gerçekleştirir.
Hizmet İçin Teknolojiden Yararlanma
Fen ve sanatı marifetullah yolunda birer basamak yapmak gerekir. Teknoloji; zamanı genişletmek, ağır yükleri hafifletmek ve hakikati daha geniş kitlelere ulaştırmak için bir vasıtadır. Eğer yapay zekâ insana vakit kazandırıyorsa, bu vakit boşluğa değil; imana, ibadete ve insanlığa hizmete yani hizmet-i imaniye ve Kur'aniyeye kanalize edilmelidir. Yani teknoloji, maksat değil, ulvi amaçlara giden yolu temizleyen bir hizmetkâr olmalıdır.
Döngünün İstikameti İçin Dikkat Edilecekler
Bu teknolojik döngünün bir huzursuzluk kaynağı veya manevi bir boşluk oluşturmaması için şu iki denge hayati önem taşır:
Kısa Görüşlülükten Kurtulmak: Teknolojiyi sadece dünyevi bir refah aracı olarak görmek, ruhu tatmin etmez. Teknolojinin sunduğu imkânları, esma-i ilahiyenin birer tecellisi ve ikramı olarak görüp şükürle karşılamak gerekir.
İstikamet ve Sünnet-i Seniyye: İnsan, makineleşen bir dünyada kalbini muhafaza etmelidir. Yapay zekânın hızına kapılıp tefekkürü ve insani derinliği kaybetmemek için, her adımda helal-haram dairesinde kalmak ve yaratılış gayesini merkeze koymak esas olmalıdır.
Özetle; yapay zekâ elleri meşguliyetten kurtarabilir, ancak kalbin ve aklın boş kalması felakettir. Huzur; teknolojinin sağladığı boş vakti muhabbet, marifet ve hizmetle doldurmakta saklıdır.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Sen o havalide bir tek Âtıf’ı bulsan, yüzü bulmuş gibidir. Merak etme. Hem, mümkün olduğu kadar hariçten gelen küçük ilişmelere ehemmiyet verme. Fakat ihtiyatla, bu atâlet mevsimi ve gaflet zamanı ve derd-i maişet iptilâsı zamanında cüz’î bir iştigal de ehemmiyetlidir. Bu ağabeyler zaten hizmete mâl olmuş serapa. Bu nedenle, burada somut bir kavramdan bahsediliyor olsa gerek. Kişi, akli ve bedeni meleke ve yetilerini masun kılmak için faaliyet halinde bulunmalıdır. Aktif kalmak gerek ki, atalet zindanına düşmeyelim. Bunun harici şu nokta var ki, zaman geçtikçe maddi çaba azalıyor fakat bilgi, birikim ve tecrübe üzerine müesses hususlar artıyor. Hayat komplike hale geldiği için afaka dağılıyor. Bu döngüde bize düşen, her an istim üstünde ve teyakkuz halinde bulunmaktır ki, bu durum kalıplaşmış iş stiline nazaran çok daha zordur. Kişinin yaptığı azalıyor fakat zemin olduğu için çok daha fazla sonuç veriyor. İki kişinin söylediği bir söz birisinin ilmine diğerinin cehline delalet eder. Birisi münbit bir zeminde ve muvafık bir makamda dile getirir maksat hasıl olur. Yerini ve zamanını geniş ölçek içerisinde tespit edip muamelede bulunmak asıl mesele.