"Damarları telefon, asapları telgraf hükmüne vazeylemiş. Şamme telefonu, hem telgrafa zâika inayet memur etmiş." Memuriyet manasını izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yani kuvve-i zaika (tad alma duyusu) olan dili ve koku alma duyusu olan burnu, sadece lezzetlenmek için kullanarak baştan çıkarma. Allah bunları daha ulvi ve büyük gayeler için yaratmıştır.

Telgraf ve telefon bir noktadan başka bir noktaya ses ve yazı gibi mesajları ileten iki vasıtadır. İnsanın damarları ve duyu organları da tıpkı telgraf ve telefonda olduğu gibi beyne bilgileri aktaran cihazlardır.

Zaika, tat alma duyumuzu yani dilimizi, şamme ise koku alma duyumuzu yani burnumuzu ifade ediyor. Üstadımız insanın tat ve koku alma duyularını, yani dil ile burnunu telefon ve telgrafa benzetiyor.

Mesela, bir elmayı ısırdığımızda burnumuz kokusunu, dilimiz de tadını asab (sinirler) vasıtasıyla hemen beyne gönderir, beyin de elma hakkında malumat sahibi olur. Göz, renk ve görüntü olarak, kulak ise ses olarak gönderir.

Duyu organları + damar ve sinirler + beyinden olan organik şebeke, insanın kâinatla irtibat kurmasında ve onlardan istifade etmesinde mükemmel bir vasıta ve muazzam bir sistemdir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Kullanıcı

 İNÂYET MEMURU (TAT ALMA DUYUSU, KUVVE-İ ZÂİKA) 

Rahmet ve şefkatin özel bir vazife verdiği görevlidir. 

Yani zâika:

Sırf biyolojik bir refleks değil, rızıkta rahmeti fark ettiren özel bir görevli. 

“Telgrafa zâikayı inâyet memur etmiş” ne demek?

Cümleyi sadeleştirelim:

> Rezzâk-ı Hakikî,

zâikayı telgraf gibi haber veren,

rahmetini bildiren özel bir görevli yapmıştır.

Yani zâika:

“Bu rızık geldi” diye haber veriyor

“Bu nimet tatlıdır” diye ilan ediyor

“Bu bozulmuş, yeme” diye ikaz ediyor

Telgraf gibi ani, net, maksada yönelik bilgi veriyor.

 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...