"Demek, kâinat içinde en acip, en zengin, en garip, en şirin, en câmi, en bedî hakikat rızıktadır." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Allah’ın Hakim ismi kainattaki bütün mahlukata nihayetsiz hikmet ve menfaatler takmıştır. Yani hikmet ve menfaat kainat içinde büyük bir dairedir her şeyi kuşatıyor. Bu dairelerdeki bu hikmet ve menfaatlerin merkezine ve tam ortasına da insan konulmuş. Yani kainat bir daire, hikmet ise bu dairenin içinde büyük bir daire, insan ise bu hikmet dairesinin merkezi ve medarı üçüncü büyük bir daire şeklindedir. Rızık ise insan dairesinin içinde en önemli dördüncü ve merkez bir dairedir.

Tabiri yerinde ise Hakim ismi bütün mevcudatı hikmetler ve menfaatler ile donatarak adeta kainatı insanın önüne serilen büyük bir sofra şekline çevirmiş. İnsan bu geniş ve büyük rızık sofrasına adete aşk derecesinde bağlandırılmış. Ve sair mahlukat ise rızkın hizmetçileri şekline getirilmiş.

Rızık insan alemi içinde en somut ve en belirgin bir isimler yatağıdır. Yani Allah’ın bütün isim ve sıfatları rızık cephesinde net ve berrak bir şekilde tezahür eder. Âdeta Allah’ın güzel isimleri rızıkta somut hale gelir. İnsan da bu rızka aşk derecesinde müptela olduğu için, o rızık cephesinde tecelli eden isimleri okumak daha kolay hale geliyor. Rızkın bu kudsi mahiyeti yüzünden rızka hürmet etmek insanlık içinde bir adet olmuştur, ama çoğumuz bu derin ve ince hakikati göremiyor.

Rızkın insan hayatını bu denli kuşatıp ve insanın hayatına merkez olarak konulması, Allah’a her bir ismi ile ayrı ayrı şükredebilmesi içindir. Yani bütün kainat ve kainatın bir sofra şeklinde donatılması şükür içindir. Bu yüzden rızık dairesi gayet derecede acip zengin, şirin, geniş ve benzersiz bir şekilde donatılmıştır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...