"Dinsizliği çevirenler müthiş semavi tokatlar yiyecekler." Dar bir memlekette ve mahdut insanlarda tasavvur ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem bundan on dört, on beş sene evvel, 'Dinsizliği çevirenler müthiş semavî tokatlar yiyecekler.' diye büyük, geniş, küre-i arz dairesindeki bu dehşetli hâdiseyi, dar bir memlekette ve mahdut insanlarda tasavvur etmiş. Halbuki istikbal, o iki ihbar-ı gaybiyeyi tasavvurunun pek fevkinde tefsir ve tâbir eyledi.

Evet, Eski Said’in 'Bir nur âlemi göreceğiz' demesi, Risale-i Nur dairesinin mânâsını hissetmiş, geniş bir dâire-i siyasiye tasavvur ettiği gibi; sırr-ı اِنَّا اَعْطَيْنَا’nın remziyle, on üç, on dört sene sonra, 'Dinsizliği, zındıklığı neşredenler, pek müthiş tokat yiyecekler.' deyip o hakikatı dar bir dairede tasavvur etmiş. Şimdi zaman, o iki hakikati tam tâbir ve tefsir etti." (Kastamonu Lahikası, 135. Mektup)

Üstad'ın Dar Daire ile Tasavvuru

Üstad Bediüzzaman Said Nursi'nin, "dinsizliği çevirenler müthiş semavî tokatlar yiyecekler" derken bahsettiği "dar bir memleket" ve "mahdut insanlar" ile kastettiği daire, o dönemde içinde bulunduğu Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış sürecindeki son bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti'ndeki dinsizlik cereyanını yürüten belirli zümreler ve idarecilerdir.

Dar Daire: Türkiye.

Mahdut İnsanlar: O devirde dinsizliği organize edip yaymaya çalışan, dinî hayata ve şeaire karşı çıkan, belirli otorite ve idare sahipleridir.

Üstad, bu iki gaybî ihbarı (Allah'ın ilhamıyla), ilk başta sadece içinde bulunduğu ülkenin iç siyaseti ve şartlarıyla sınırlı bir etki olarak düşünmüştür.

Semavî Tokat, Dehşetli Hâdise ve İstikbaldeki Tefsiri

Üstad, geleceğin bu ihbarı "tasavvurunun pek fevkinde tefsir ve tâbir eylediğini" belirtmiştir. Bu, beklediği küçük, yerel bir olayın, aslında küresel ve çok daha büyük çaplı bir felaketi işaret ettiğini idrak etmesidir.

Büyük, Geniş, Küre-i Arz Dairesindeki Bu Dehşetli Hâdise:

Bu ifade, II. Dünya Savaşı'nı (1939-1945) ve onun yol açtığı küresel yıkımı, siyasi çalkantıları, ideolojik çatışmaları ve milyonlarca insanın ölümüne işaret eder.

Dinsizliğin, materyalizmin ve keyfî siyasetin dünya çapında yayılmasına karşılık gelen, Allah'ın izniyle gerçekleşen büyük felaketler ve savaşlardır. Bu tokatlar, İkinci Dünya Savaşı'nda kendini gösteren:

  • Şehirlerin yok olması, ekonomilerin çöküşü.
  • Dünya çapında 60 milyondan fazla insanın ölümü.
  • Savaşla birlikte Almanya'daki Nazizm ve İtalya'daki Faşizm gibi zalim rejimlerin sonunun gelmesi gibi küresel büyük olaylardır.

Bu olaylar, küre-i arz dairesinde, yani tüm dünyada, özellikle de savaşın ana cepheleri olan Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika'da yaşanmıştır. Üstad, dinsizliğe yol açan materyalist felsefelerin ve ideolojilerin küresel bir savaşla cezalandırıldığını belirtmiştir.

Özetle Üstad başlangıçta sadece memleketimizdeki dinsizlik hareketinin sorumlularının cezasını beklerken, istikbalin bu cezayı II. Dünya Savaşı gibi küresel çapta bir felaket olarak tecelli ettirdiğini ve bu büyük felaketin, aynı zamanda dinsizlik cereyanlarının küresel boyuttaki bir cezalandırılması olduğunu ifade etmiştir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 184
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Fd

Allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...