"Diplomatların, radyo diliyle herkesin kafalarına sihirbaz ve zehirli üflemeleriyle ve mukadderat-ı beşerin düğme ve ukdelerine gizli plânlarını telkin etmeleriyle,.." İzah eder misiniz?
Cevap
Değerli Kardeşimiz;
Modern dünyanın ürettiği reklam, diplomatik, siyasî entrikalar gibi haberleşme vasıtaları, insanlığın mukadderatı ile oynamakta ve istikballerini menfi mânada tesir altına almaktadır.
Mesela, İngilizlerin Anzak ve Afrikalı insanları kandırıp, Osmanlıya karşı savaşta kullanması, hep bu yollar ile olmuştur. Bir cihetle modern bir sihirle bu halkları istediği gibi yönlendirmiş, istediği emellerine hizmet ettirmiştir.
"Beşerin mukadderatının düğmelerine üflemeyi" bu tarz entrikalar olarak görüyoruz...
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
“sihirbaz ve zehirli üfleme” ve “mukadderat-ı beşer ukdelerine telkin” cümleleriyle kastedilen mana, bu şerirlerin büyü ve ifritler vasıtasıyla manevi alemde de savaşı sürdürmeleri olabilir mi, ne dersiniz? Üstad ve talebelerinden bu konuda bir izahat var mıdır?
Meyve Risalesi’nin On Birinci Meselesi’ndeki bu ifadeler, oldukça derin ve çok katmanlı bir mana dünyasına kapı açar. Sorunuzdaki "manevi alemde büyü ve ifritler vasıtasıyla savaş" ihtimali, metnin hem zahiri hem de işari (sembolik) yönleri düşünüldüğünde dışlanacak bir durum değildir; ancak Üstad Bediüzzaman’ın ve talebelerinin bu konudaki genel yaklaşımı, meseleyi daha çok modern propaganda teknikleri ve sosyal mühendislik üzerinden açıklar.
Bu ifadelerin Risale-i Nur perspektifinden izahı:
1. Sihirbaz ve Zehirli Üflemeler (Medya ve Propaganda)
Üstad, Felak Suresi’ndeki "düğümlere üfleyenler" ($النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ$) ayetini tefsir ederken, modern dönemdeki radyo, medya ve siyasi propaganda mekanizmalarını ön plana çıkarır. Buradaki "üfleme" kavramı; fikirlerin, ideolojilerin ve fitnelerin kitlelerin zihnine şırınga edilmesidir.
Sihirbazlık: Hakikati tersyüz etme sanatıdır. Siyasi diplomatlar, kitle iletişim araçlarını kullanarak yanlışı doğru, zulmü adalet gibi gösterebilirler. Bu, tıpkı Hz. Musa’nın karşısındaki sihirbazların ipleri yılan gibi göstermesi gibi, toplumsal algıyı illüzyonla yönetmektir.
Zehirli Üfleme: Kitlelerin kalbine ve zihnine aşılanan ırkçılık, dinsizlik veya materyalizm gibi fikirlerdir. Bu fikirler insanın manevi dünyasını "zehirler" ve onları birer vahşiye dönüştürebilir.
2. Mukadderat-ı Beşer Ukdelerine Telkin
"Beşerin kader düğümleri" ifadesi, insanlığın geleceğini tayin eden kritik noktaları, sosyal bağları ve hassas değerleri (din, milliyet, aile gibi) temsil eder.
Düğmeler ve Ukdeler (Düğümler): Bir toplumun birliğini sağlayan manevi ve sosyal "düğümler" vardır. Şer odakları, bu düğümlere kendi gizli planlarını "telkin" ederek toplumun yapısını bozarlar.
Gizli Planlar: Burada kast edilen, sadece maddi bir siyaset değil, aynı zamanda şerli bir manevi planlamadır.
3. Manevi Alem ve İfritler Boyutu
Sorunuzdaki "büyü ve ifritler" kısmına gelince; Risale-i Nur’da bu tür şerir odakların arkasında şeytani bir sevk olduğu açıkça belirtilir. Üstad, bazen bu siyasi cereyanların arkasında "şeytanın şakirtleri" olan gizli komitelerin bulunduğunu ve bunların doğrudan şeytandan ders aldığını ifade eder.
Manevi Savaş: Bediüzzaman, İkinci Dünya Savaşı gibi büyük yıkımların sadece topla tüfekle değil, insanın ruhunu esir alan manevi karanlıklarla başladığını vurgular.
Cin ve İfrit Münasebeti: Bazı işari tefsirlerde, özellikle masonluk veya benzeri gizli cemiyetlerin manevi ve okült (gizli) yöntemler kullanarak beşeriyetin mukadderatına müdahale etmeye çalıştığına dair yorumlar bulunur. Üstad’ın "sihirbaz" tabirini kullanması, bu işin içine sadece seküler siyaseti değil, hakikati saptıran her türlü karanlık "tesiri" de dahil ettiğini gösterir.
Özetle
Üstad ve talebelerine göre bu ifadelerin birincil manası; kitlesel hipnoz, algı yönetimi ve ideolojik zehirlenmedir. Ancak bu faaliyetlerin arkasında, şeytani bir zekanın ve şerli bir manevi kuvvetin (ifritlerin teşvikiyle) bulunduğu da Risale-i Nur’un "ahir zaman" tasvirleriyle uyumludur. Yani bu savaş hem maddi cihazlarla (radyo, gazete, bugün ise internet) hem de o cihazların taşıdığı "büyüleyici" ve "zehirleyici" manevi etkilerle yürütülmektedir.
Bu şerlerin panzehiri olarak Üstad, Kur'an'ın nurlu hakikatlerine ve Rabbanî hıfza sığınmayı tavsiye eder.