Dördüncü Esas'la ilgili; kelamlar mukayese edilirken, Kur’ân-ı Kerim'le diğer semavî kitaplar mı nazara veriliyor, beşerî kelamlar da bu mukayeseye giriyor mu?
Değerli Kardeşimiz;
On İkinci Söz'ün başında bu sözün konuları sıralanırken şu ifadeye de yer verilir:
“Hem Kur’ân'ın sair kelimat-ı İlâhîyeye ve bütün kelamlara cihet-i rüchaniyetine bir işarettir.”
“Bütün kelamlar” denilince bilhassa, âlimlerin eserlerini, mürşitlerin sözlerini anlamak gerekir. Başka sahalarda yazılmış kitaplar, bu dersin konusu itibariyle burada maksud değillerdir. Konumuz “kâinatın yaratılmasına ve onda cereyan eden hâdisata nasıl bakmamız gerektiğine, Kur’ân'ın insanın şahsî ve içtimaî hayatımıza nasıl istikamet verdiğine, felsefenin bu mevzularda neler ortaya koyduğuna” dairdir. Dördüncü Esası da bu manada ele almak gerekiyor.
- Bu üç önemli konuda Kur’ân neler söylüyor?
- Diğer semavî kitaplarda aynı mevzular ne ölçüde yer almışlar?
- Ve beşerin kelamlarında bu üç mühim mesele nasıl ele alınmıştır?
Bu suallerin cevapları aranıyor ve diğer semavî kitapların da beşerî görüşlerin de bu konuda Kur’ân'a yetişmelerinin mümkün olmadığı izah ve ispat ediliyor.
Güneş ve ayna temsilinde, esas itibariyle “vahiy ile ilhamın mukayesesi” yapılmaktadır. Aynadan yansıtılan ışık da Güneş'e aittir, damdan pencere açtığımızda doğrudan evimize giren ışık da yine güneşin ışığıdır. Evliyanın kalpleri birer ayna gibidir. O kalplere ilham yoluyla gelen manalar da kelimât-ı İlâhiyedirler. Ancak, peygamberlere gelen vahiy bu ilhamlardan son derece ileridir.
Kâinat kitabında kudret kalemiyle yazılan âyetlerin taklidi mümkün olmadığı ve onların her birinin üzerinde i’caz damgası olduğu gibi, Kur’ân âyetlerinin de taklitleri mümkün değildir, hepsi mu’cizedir, hepsi mukaddestir.Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü
Yorumlar
Bir mesai arkadaşım, diğer İslami kitaplar Tevrat, İncil vs niye tahrif olmuş? İLÂHÎ olan bir kitap tahrif olabilir mi? Allaha aitse şayet yaratılmış olanlar onu tahrif edemez, bozamaz diyor.Buradan inkara götürüyor fikrini. Dinin tahrif olmadan bugünün insanına ulaşması gerekirdi diyor. Din noktasında iyi niyetli değil ama bunun cevabını nasıl vermek gerekir? Yarın yine benzeri başıma gelebilir vs.
Gerçi ilk insanlara gelen kitaplarla sonrakiler, onların seviyelerinin farklı olmasındandır ama bu da onun sorusuna cevap değil. Tahrif oluyorsa Hak değilmiş özü demek istiyor.
Arkadaşımın sorusu "İlahî olan bir şey bozulur mu, bozulmaz. Demekki bozuluyorsa İlâhî değil diyip, semavi kitapları reddetmekti.
Ben şöyle tatmin oldum. Evet, İlahi olan birşey bozulur. Elma vb gıdalar da Allahın ayetidir,ama koruma altında olmayıp bozulur, çürür.
Kuran hafızlar vasıtasıyla ile korunmuş, Allah korumuş.
Demekki İncil, Tevrat vs İlahî olmasına rağmen korunmamış.Belki de bu kitapların orijinallerini, Kuran gibi hıfzeden hafızları olmadı. Bu konuda bilginiz var mı? Bilemiyorum.
Ama bu şekilde tatmin oldum. Karşı taraf tatmin olmasa da mesele değil.