Dördüncü Söz'de geçen “iki aylık mesafe”den maksat nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, Onuncu Söz'ün başındaki şu ihtara dikkat etmek lazım:

"… Hikâyelerin mânâları, sonlarındaki hakikatlerdir. Kinâiyât kabîlinden yalnız onlara delâlet ederler. Demek, hayalî hikâyeler değil, doğru hakikatlerdir."(1)

"Kinâiyât kabîlinden yalnız onlara delâlet ederler." Yani doğrudan doğruya delalet etmiyorlar. O yüzden her cümle ve ifadenin mutlaka bir karşılığını beklemek doğru değildir.

"Bir günlük mesafede bir istasyon vardır." ifadesinden, dünya hayatının kabre kadar olan uzunluğu bir gün kadar kısa olduğu ders veriliyor.

Üstad Hazretlerinin "iki aylık yolculuk" dediği; ruhlar âleminden başlayıp, cennet ya da cehennem ile son bulan ebed yolculuğudur. Bu uzun yolculuğun en kısa aşaması; dünya hayatıdır ki, bu da ortalama altmış yıldır.

Üstad Hazretleri iki aylık derken, bir sınır çizmiyor, genel bir tabir kullanıyor. Bu iki aylık yolculuk içinde dünya hayatının bir gün gibi çok kısa olduğuna işaret ediyor. Yoksa bir günlük mesafeden sonra bir ay kaldı gibi bir mana anlaşılmamalı. Dolayısıyla berzah dediğimiz kabir hayatını, hesap günü dediğimiz mahşer gününü, sırat dediğimiz üzerinden geilecek köprünün dönemini hakkımızda kısaltacak vesile namazdır.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

biçare

İki aydan maksat, insanın ortalama ömrü 60 sene olduğuna göre ayrıca ömr-ü nebevi de 63 olduğuna göre bu manaları tazammun ediyor olamaz mı?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (editor)
İki aydan maksad, altmış senelik ortalama ömre tekabül etme ihtimali zorlayıcı bir tevil gibi görünüyor. Aşağıdaki ifadeler bu tevili zorlalştırıyor.
"Bir günlük mesafede bir istasyon vardır. O istasyon ise, kabirdir.
İki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine ikâmet etmek için gönderiyor. O has çiftlik ise, Cennettir."
(1)
Dünya hayatı, kabre kadardır (istasyon). Bu ise bir günlük mesafe olarak kabul ediliyor. İki aylık mesafe ise, cennete (çiftlik) kadar devam eden süreçtir. Tevile açık bir meseledir. Temsilde boğulmamak lazım.
(1) bk. Sözler, Dördüncü Söz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
biçare
Çok değerli abiler! Ben bu konuyu biraz daha inceleyerek Risale-i Nur' da alakadar yerleri bulmaya çalıştım.Mesela: "Gördüm ki, ben bir yolcuyum. Uzun bir yola gidiyorum, yani gönderiliyorum. Seyyidim olan zat, bana tahsis ettiği altmış altından, tedricen birer miktar para veriyordu. Ben de sarf edip pek eğlenceli bir hana geldim. O handa, bir gece içinde on altını kumara mumara, eğlencelere ve şöhretperestlik yoluna sarf ettim. Sabahleyin elimde hiçbir para kalmadı. Bir ticaret edemedim. Gideceğim yer için bir mal alamadım. Yalnız o paradan bana kalan elemler, günahlar ve eğlencelerden gelen yaralar, bereler, kederler benim elimde kalmıştı." "O yolculuk ise, âlem-i ervahtan, rahm-ı mâderden, gençlikten, ihtiyarlıktan, kabirden, berzahtan, haşirden, köprüden geçen, ebedü'l-âbâd tarafına bir yolculuktur. O altmış altın ise, altmış sene ömürdür ki, bu vakıayı gördüğüm vakit kendimi kırk beş yaşında tahmin ediyordum." Yukarıdaki parçada 60 altın demekten kastın"altmış sene ömür" olduğu açıkça ifade ediliyor. Yine aşağıda Nurun ilk Kapısı'nadan aldığım bölümde de hakeza insanın ortalama ömrü olduğu ifade edilmiştir: "O arslan ise, ölüm ve eceldir. O bi'r (kuyu) ise, beden-i insan ve hayattır. O altmış arşın derinlik ise, vasatî ve ömr-ü galibî olan altmış seneye işarettir." İki ay'ı 60 gün olarak düşündüğümüz takdirde yukarıdaki temsil daha iyi anlaşılır ve adeta duvarın her bir taşı yerine oturmuş oluyor. Binler selam ve dua eder, makbul dualarınız bekleriz.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...