"Eğer desen: 'Tasvirden anlaşılır ki, taaddüd-ü mesalik ve ihtilâf-ı turuk matluptur.' Cevap: Evet, matluptur. Hem zarurîdir. Eğer hodgâmlıktan neş’et eden inhisar zihniyetiyle başkaların reddine kalkışırsa, el-buğzu fillâhı sû-i istimal ederse..." İzah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Eğer desen: 'Tasvirden anlaşılır ki, taaddüd-ü mesalik ve ihtilâf-ı turuk matluptur.'"

"Cevap: Evet, matluptur. Hem zarurîdir. Eğer hodgâmlıktan neş'et eden inhisar zihniyetiyle başkaların reddine kalkışırsa, el-buğzu fillâhı su-i istimal ederse, o vakit ihtilâf zarardır. Yoksa el-hubbu fillah düsturunu esas tutsa, tekâmülde teavün kanununu bilse, şeriatın vüs'atini, tabipliğini düşünse, ihtilâf imtizaca sebep olur."(1)

Hak dairesinde olmak kaydı ile mesleklerin ve tarikatların çok olması şeriatın kabulü ve bir talebidir. Çünkü her bir meslek ve tarikat, şeriatın bir güzellik ve kemalini kendine esas kabul edip onun ihya ve ilanı için çalışıyor. Ya da kendi meslek ve meşrebinin penceresinden Hakka bakıp onu takdir ve tahsin ediyorlar.

Meslek ve meşreplerin her insanda farklı olması, ilahi isimlerin o insanlarda farklı tecelli etmesinin bir sonucudur. Yani meslek ve meşreplerin ihtilaf kökeni ilahi isimlerin ihtilafıdır. Allah’ın her bir ismi diğer isimlerden mana ve hüküm açısından farklıdır.

Mesela, Hazreti Mevlana ve tüm tasavvuf mesleklerinde Vedud ismi hükmederken, Said-i Nursi Hazretlerinde Rahim ve Hakim ismi hükmediyor. İkisi arasında fark isimlerin farkıdır. Hâl böyle olunca meslek ve tarikatların ayrı ayrı olmaları, esasında güzel ve manidardır.

Bu makamda bize yol gösteren mühim bir hadis şöyledir;

"Ümmetimin ihtilâfı rahmettir."(2)

Bu ihtilaf müspet ihtilaftır. Yani hak ve maslahat için olan ihtilaftır ki, ümmetin daha sağlam bir yolda yürümesi amaçlanmıştır.

Lakin meslekler ve tarikatlar kendi benlik ve mesleği hesabına hareket edip başka meslek ve tarikatları tahkir ile dışlıyor ise, o zaman şeriat bunu çirkin ve kerih görür. Muhabbet de düşmanlık da benlik hesabına değil Allah için olmalıdır. Yani mümin, bir şeyi Allah için sever, bir şeye Allah için düşman olur. Mizan ve ölçü Allah’ın rızasıdır. Şeriatın çirkin görüp men ettiği ihtilaf ise, nefis ve benlik adına yapılan ihtilaftır.

Ağacın kökü bir, ama dal ve budakları çeşit çeşittir. İslam bütün tarikat ve mesleklerin kökü ve esasıdır, tarikat ve meslekler ise bu kökten bitmiş dal ve budaklardır. Bu anlamda dal ve budak ne kadar çok olursa ağaç açısından o kadar güzel olur.

Dipnotlar:

(1) bk. Rumûz, İfade, Birinci Sual.
(2) bk. el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:64; el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 1:210-212.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Yorumlar

ilyas26125
Yukarıda yapılan izahtaki hodgâmlıktan neş'et eden inhisar zihniyetini biraz daha açabilir misiniz?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Hodgam kendinden başkasını düşünmeyen, sadece kendi derdine düşmüş bencil insanlara denilir. Sadece kendini düşünen insanın aklı fikri başka insanlara fayda sağlamaz bu yüzden bu tarz insanların aklı da fikri de münhasırdır yani sadece kendine özgüdür sadece kendine çalışır. Bu tiyniyette olan birisi bir tarikata girse tarikatını diğerlerinden daha yüksek görmekle kalmaz onları birde kötüler.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...