"Ehl-i imanı dalâlet-i mutlakadan kurtarmaya -lüzum olsa- dünyevî hayat gibi, uhrevî hayatımı da feda etmek bir saadet bilirim." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

" 'Bu, benim değil, Risale-i Nur'un kerametidir. Risale-i Nur ise, Kur'ân'ın malıdır ve tefsiridir.' dedim. Onlar sustular, demek kabul ettiler. Gerçi bu çeşit ikramlar yazılmasaydı daha münasipti, fakat bu kadar hadsiz muarızlar ve çok kuvvetli ve kesretli düşmanlar karşısında az ve fakir ve zayıf olan bizlere kuvve-i mâneviye ve gaybî imdat ve teşcî ve sebat ve metanet vermek için mecburiyet-i kat'iye oldu, ben de yazdım. Benim benliğime bir hodfuruşluk verip sukutuma sebep olsa da ehemmiyeti yok. Bu hizmete, yani ehl-i imanı dalâlet-i mutlakadan kurtarmaya -lüzum olsa- dünyevî hayat gibi, uhrevî hayatımı da feda etmek bir saadet bilirim; binler dostlarım ve kardeşlerimin cennete girmeleri için cehennemi kabul ederim."(1)

Evvelâ; Üstad Hazretlerinin bu ifadelerinden onun ne denli bir cemiyet insanı olduğunu ve bu millete karşı ne kadar büyük bir şefkat duyduğunu anlıyoruz.

İkincisi; insanlar ekseri olarak kudsî ve makbul şeylere itibar ediyor. İlk merhalede aklî bir değerlendirmeden ziyade kaynağın kudsîliğine ve makbuliyetine dikkat ediyor. Hal böyle olunca avam insanlar Risale-i Nurlara teveccüh etmek için ondan harikulade şeyler beklentisine giriyor. Üstad Hazretleri de bu beklentiye cevap vermek mecburiyetinde kalıyor. Yoksa imanı tehlikede olan avam tabaka, Risale-i Nurların içindeki muazzam iman hakikatlerine dikkat kesilemeyecek.

Üçüncüsü; bu gibi kerametler avam tabaka için manevî bir kuvvet ve takviye oluyor. Bu yüzden, izhar edilmesi bir ihtiyaçtır. Üstad Hazretleri bu ihtiyaçtan dolayı izhar ve ilan etmiştir.

Dördüncüsü; Üstad Hazretleri, "kerametleri ilan ve izhar etmek belki benim maneviyatım açısından tehlike arz edebilir, lakin cemiyetin imanının kurtulması bundan daha mühim ve daha elzem bir hakikattir" diyerek, feragat ve şefkatini gösteriyor. Yoksa onun gibi kâmil bir mürşide böyle şeyler zarar vermez. Bu ifadeleri biraz da mahviyet ve tevazu şeklinde anlamak gerekir, diye düşünüyoruz.

(1) bk. Emirdağ Lâhikası-I, 3. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
3
Okunma sayısı : 3.859
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...