"Elli beş lisanla vücub-u vücud ve vahdetine şehadet ve delalet eder." ifadesi çokluk manasına mı, değilse 55 lisan nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Bediüzzaman, varlıkların çok dillerle Allah'a işaret ettiğini, ona hamd ve tesbih ettiklerini nazara verir.

Bir Risalede “Allah’ın varlığının delilleri mahlukat sayısıncadır.” ibaresi nakledildikten sonra, bunun mübalağa olmayıp belki nakıs olduğu ifade edilir.

Nur Külliyatı’nda bütün mevcudatın Allah’ın varlığına ve birliğine hadsiz lisanlarla delalet ve şehadet ettikleri defalarca işlenir. Burada ise bu lisanlardan elli beş küllî lisan konu alınmıştır. Şu var ki, bu elli beş lisan Arapça Mesnevî’de tümüyle işlenmiş olmakla birlikte, elimizdeki bu tercümede bunların bir kısmının alınmadığını görüyoruz.

Katre Risalesi'nde Allah’ın varlığına elli beş ana delil zikredilmiştir. Bunlar Mesnevi-i Nuriye'nin Arapçasında tek tek açıklanmıştır. Üstad'ın talebelerinden Ceylan Çalışkan Abinin yazdığı nüsnada bu delillerin karşılarına numaralar konulmuştur.(1) Biz de o numaralamayı aşağıda takdim ediyoruz:

1. Tanzimat,

2. Muvazenât,

3. İntizam,

4. Ittırad,

5, 6. Şuurî olan sanatın ittikanı ve kemali,

7. Mütehâlif eşyanın tecâvübü,

8. Mütebâid ve mütefâvit eşyanın tesanüdü,

9. Birbirine bakan muntazam eserlerin teşabühü,

10. Birbirini gözeten eserlerin tenasübü,

11. Her bir zihayatın birçok esmânın tecelliyatına mazhariyeti,

12. 13- İrtibat ve münasebet,

14. Zerrat arasındaki cazibenin yıldızlar ve güneşler arasındaki cazibeye kardeş olması,

15. Mürekkebattaki her bir zerrenin nisbetleri,

16. Bir nevideki tasarruf-u kudretin vüsati,

17. Hilkatin Vacibü’l-Vücud’a isnad edilmesindeki kolaylık,

18. Esbab-ı zahiriyenin besatetine rağmen müsebbebattaki havarık-ı nakş,

19. Kâinatın yaratılışındaki ittikan ve ihtimamın gayr-ı mütenahi bir kudreti istilzam etmesi,

20. Kâinatta tecelli eden esmâ’nın tesanüdü ve hatta tek bir zerrede bile teşarükü,

21. Kâinatın mecmuunda tezahür eden hikmet-i amme,

22. Kâinatın yüzünde parlayan inayet-i amme,

23. Kâinatın yüzüne yayılmış olan Rahmet-i vasia,

24. Zevilhayatın tenevvü-ü hacâtına göre verilen rızk,

25. Kâinatta yayılmış olan hayat ve zihayatlar,

26. Kâinatın yüzünde parlayan bir hüsn-ü arazi ve tahsin,

27. (Bir cemal-i mücerrede remz eden) Kâinatta görünen bir cemal-i hazin,

28. Kâinat kalbinde görünen ve Mahbub-u Hakikiyi gösteren bir aşk-ı sadık,

29. Kâinatta hissedilen incizab ve cezbe,

30. (Bütün kâinatın bir Zat-ı Vahid‘in Zilal-i Envarı olduğuna dair) bütün kâmillerin müşahedelerine istinaden şehadetleri,

31. Envaın cüz’iyyatında maslahatlar gözetilerek yapılan tasarrufat.

32, 33. Nebatat ve hayvanat enva’ının cüz’iyyatında bazı faydalar için yapılan tebdil ve tahvil.

34. (Gece ve gündüzdeki gibi) kâinat azalarında bazı gayeler için yapılan tağyir,

35. Âlemde görünen (kemalat için yapılan) tanzim,

36. Kâinatın hudûsu,

37, 38. Kâinatın (vucud ve bekasında maddeten ve manen) ihtiyacâtı ve iftikarâtı

39. (Kışta kuru olan ağaç ve arz gibi) Eşyanın kendi zatındaki fakrıyla beraber o eşyada görünen iktidar- ı mutlak,

40. Gına-yı Mutlak’ın eserlerinin görünmesiyle beraber kâinatın zatında fakir olması,

41. Kâinatın kendi zatında hayatsız ve meyyit olmasıyla beraber onda görünen envar-ı hayat,

42. Kâinatta bir şuur-u muhîtin eserleri görünmesiyle beraber kendisinin camid ve cahil olması,

43. Kâinatın intizamlı bir şekilde fena ve tağayyürü,

44. Müşahedât, mükalemât, füyuzât ve münâcatı netice veren zevi’l-ervahdaki ibadât-ı nuraniye,

45. Kâinatın kâlî ve hâlî tesbihatı,

46. İhtiyaç sahiplerinin müessir, makbul ve müstecab olan duaları,

47. Belaya düşenlerin ızdırar anında gerek şuurî ve gerekse gayr-ı şuurî olarak Hâlık’ına ilticası,

48. Zahirden hakikate geçen bütün kâmil insanların müşahedeleri,

49. Kâinat dolusu görünen ve vucub ve vahdet mertebesinden nazil olan efail-i mütecelliye ve tecelliyat-ı esmâ,

50. Ekvanın kendi nefsine ve esbaba isnadındaki müteselsil muhalattan neş’et eden ızdırabat-ı ervah,

51. Varlığı, görünen eşyada bizzarure ve görünmeyen eşyada ise nazar-ı aklî ile anlaşılan kader,

52. İnsanın istidadının camiiyyeti,

53. Kevnde görünen imkân, kesret ve infial mertebeleri,

54. Eşyanın kendisi için tayin edilen nokta-i kemale kadar harekete devamı,

55. Her şeyin batınının zahirinden daha şeffaf olması.

(1) bk. Numune nevinden resimler:

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

tefekkuri
ALLAH C.C RAZI OLSUN ..İSTİFADELİ BİR PAYLAŞIM
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...