"En âlâ mürşid de ve en mukaddes üstad da odur." Üstad'ın Kur'an'ı üstad kabul etmesi ne demektir? Kur'an insan değildir; ayrı bir varlık gibi anlaşılıyor, burayı nasıl anlamak lazım?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mürşidin ille de insan olması gerekmiyor. Mürşid; rehber, kılavuz, önder mânalarına gelir. Kur’an ise en büyük mürşittir ve rehber olarak ilk sıradadır.

“Bu muhtelif turukların başı ve bu cedvellerin menbaı ve şu seyyarelerin güneşi, Kur'an-ı Hakîm'dir. Hakikî tevhid-i kıble bunda olur. Öyle ise, en âlâ mürşid de ve en mukaddes üstad da odur.” (1)

İfadesi de bu inceliğe işaret ediyor. Mürşid, Kehf sûresinde (18/17) “doğru yolu gösteren rehber” mânasındadır. Risale-i Nur da mürşid-i kâmil bir rehberdir.

Diğer bir husus Kur’an ana kaynaktır. Bu kaynaktan iki şekilde istifade edilir:

Birincisi, hiçbir vesile olmadan doğrudan istifade etmektir ki, bu, âlim ve müçtehid seviyesindeki kimselere mahsus bir yoldur.

İkincisi, Kur’an’ın herkesçe anlaşılabilecek ayetlerini kendi imkânlarıyla, derin ve yüksek ilim gerektiren içtihadî ve ince ilimleri de âlimler vesilesi ile anlamak ve istifade etmektir. Bu da avam seviyesindeki insanlara has bir istifade etme şeklidir.

Üstadımız âlim ve müçtehid seviyesinde olduğu için, doğrudan Kur’an’dan beslenmesi, istifade etmesi ve Kur'anı mürşid, imam, üstad olarak tavsif etmesi çok güzel bir şekilde yerine oturmaktadır...

(1) bk. Mektubat, Yirmi Sekizinci Mektup, Üçüncü Mesele Olan Üçüncü Risale.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...