"En büyük bir müçtehid, hem en büyük bir müceddid hem hâkim hem mehdî hem mürşid..." Buradaki "Hâkim" ifadesini nasıl anlamalıyız?
Değerli Kardeşimiz;
Hâkim meslesine, taşıdığı iki ayrı mana üzerinden yorum yapmaya gayret edeceğiz.
Hâkim (Birinci Mana): Hadis ilmiyle meşgul olanlar, bu ilimde ulaştıkları seviyeye göre “tâlib, müsnid, muhaddis, hâfız, hüccet, hâkim” gibi unvanlarla anılmışlardır. “Hüküm veren” anlamına gelen ve daha çok kadılara verilen bir unvan olan hâkim unvanını (Hasan Paşa, s. 254) müteahhir bazı usulcüler, derin hadis bilgisiyle âlimler arasında ileri seviyeye ulaşan muhaddisler hakkında kullanmışlardır. (bk. TDV, İslam Ansiklopedisi, Hâkim maddesi)
Bu maddeye göre Hz. Mehdi'nin hadis ilminde mümtaz bir şahsiyet sahibi olacağını haber vermektedir. Yani hadislere doğru ve isabetli yorum ve tabir getirmek, hadis ilmininin ahir zamana göre usulünü tekrar tesis etmek, ahir zaman ile ilgili hadisleri güzelce yorumlayıp avamın imanını tahkim etmek, imani ve İslami konularda hadisleri güzelce işleyebilmek gibi alanlarda ustalığını ortaya koyacaktır.
Hâkim (İkinci Mana): Kelime olarak galip gelen, haklı ve haksızı ayırıp hak ve adalet üzere hükmeden kimse demektir. Ayrıca başkasını müdahale ettirmeden idare eden, demektir. Hâkim-i Hakikî, Hâkim-i Ezelî, Hâkim-i Mutlak, Hâkim-i Zülcelâl, Hâkim-i Lemyezel... gibi isimlerle, Cenab-ı Hakk'a âit olan Hâkim sıfatıdır ve Kur'ân-ı Kerim'de seksen altı defa zikredilir.
İnsandaki tecellisi ise, maddi ve manevi hükmünü raiyyetine icra eden hâkim kimse demektir. Bu "hâkim" tabiri Mehdi (ra)’nin üç vazifesi olan iman, hayat ve şeriate bakmakla birlikte daha çok şeriat vazifesine taalluk eden bir tabirdir ki hadislerin beyanında olduğu gibi Mehdi siyaseten de dünyaya hükmünü icra edecek demektir. Lakin Mehdi (ra) bu hâkimiyeti bizzat kendisi değil eserleri ve talebeleri olan nuranî cemaati vasıtası ile tesis edecektir. Zira bozulmuş bir toplumu ıslah edip tekrar dünyanın mümtaz ve hâkim zümresi yapmak, bir insan hayatına sığacak küçük bir hadise değildir. Bu yüzden Mehdi (r.a) üç vazifesinden "iman ve ıslah işini" bizzat kendisi yapacak, "hayat ve şeriat vazifelerini" de onun izinden giden nuranî cemaat yapacaktır ki, bu uzun ve meşakkatli bir süreçtir...
Siyaset meftunları her şeyi bir anda yapmak arzusundadırlar, ama hayatın kanunları ve hakikatleri bu minvalde değildir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü