"Evet, dine imale etmek ve iltizama teşvik etmek ve vazife-i diniyelerini ihtar etmekle dine hizmet olur. Yoksa “Dinsizsiniz” dese, onları tecavüze sevk etmektir..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, dine imale etmek ve iltizama teşvik etmek ve vazife-i diniyelerini ihtar etmekle dine hizmet olur. Yoksa 'Dinsizsiniz' dese, onları tecavüze sevk etmektir. Din dahilde menfi tarzda istimal edilmez. Otuz sene halife olan bir zat, menfi siyaset namına istifade edildi zannıyla şeriata gelen tecavüzü gördünüz. Acaba şimdiki menfi siyasetçilerin fetvalarından istifade edecek kimdir, bilir misin? Bence İslâmın en şedit hasmıdır ki, hançerini İslâm’ın ciğerine saplamıştır."(1)

Dine hizmet etmek, insanları ona meyletmeye, taraftar olmaya ve dini vazifelerini yapmaya ikaz etmekle olur. Yoksa insanlara ilgisizliklerinden dolayı, "Sizler dinsizsiniz." diye sert bir üslup kullanmak dine hizmet değil, onları düşman olmaya ve dine tecavüz etmeye sevk etmektir. İslam dahilde, yani toplumun içinde bir tarafın malıymış gibi gösterilemez, şayet gösterilir ise karşı tarafı zımnen dinin aleyhine sevk etmiş olunur. Üstad'ın anlatmaya çalıştığı budur.

Abdulhamid Han gibi sağlam bir halifenin döneminde bile dine büyük hücum ve tecavüzler oldu ise, daha zayıf olan İttihat ve Terakki yönetimi aleyhinde bir de biz öldürücü tenkit yapar, katline ferman imzalarsak, bundan en çok İslam düşmanları menfaat elde eder. Öyle ise bu zor şartlar içinde İttihat ve Terakkiye karşı yıkıcı bir muhalefet yerine, yapıcı bir muhalefet sergilemek gerekir.

Konunun devamındaki şu tahliller bu paragrafın anlaşılmasında bir ip ucu niteliğindedir:

"Dediler: 'İttihada şedit bir muarızdın. Neden şimdi sükût ediyorsun?'"

"Dedim: 'Düşmanların onlara şiddet-i hücumundan. Düşmanın hedef-i hücumu, onların hasenesi olan azim ve sebattır ve İslâmiyet düşmanına vasıta-i tesmim olmaktan feragatıdır."

"Bence yol ikidir: mizanın iki kefesi gibi. Birinin hiffeti, ötekinin sıkletine geçer. Ben tokadımı Antranik ile beraber Enver'e, Venizelos ile beraber Said Halim'e vurmam. Nazarımda vuran da sefildir."(2)

İç düşmanlık, dış düşmanlar hücum ettiği zaman unutulmalıdır. Yoksa sinek ısırmasın derken, yılanın ağzına girmek gibi olur. İttihat ve Terakki belki şeriat açısından makbul bir parti olmayabilir, ama dış tehdit gündemde iken bu durum münakaşaya açılmamalıdır. Evet, şayet münakaşa dahilde başlarsa, bu durum en çok dış düşmanların işine gelir.

Dipnotlar:

(1) bk. Sünuhat, Rüyada Bir Hitabe.
(2) bk. age.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...