"Ey insan! Şu kâinattan maksad-ı âlâ, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubûdiyet-i külliye-i insaniyedir. Ve insanın gaye-i aksâsı, o ubûdiyete ulûm ve kemâlâtla yetişmektir." Burada geçen "ulum ve kemalat" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat bir sergi yeridir. Bu sergide Allah, uluhiyet ve rububiyetini külli ve mükemmel bir şekilde sergiliyor. İnsanın bu kainattaki vazife ve maksadı ise, bu tezahür eden uluhiyet ve rububiyete karşı, külli bir şekilde ibadet ile karşılık vermektir. Külli ibadet ve kulluk da ancak ilim ve tekamül etmekle mümkündür.

Burada ilim ve kemalatın iki muhtemel manası vardır: Birisi maddi ve fenni ilimler ile insanlığın mükemmel bir kıvama gelmesi veya yaklaşmasıdır. Her bir fen ilmi Allah’ın bir ismine dayanmasından dolayı, fenler ne kadar tekemmül ve inkişaf ederse, o fennin dayandığı ismin manası da o denli tezahür eder, parlak bir hale gelir. Demek insanlık maddeten ve fennen gelişirse, kemalat da o denli inkişaf eder. Bu manaya göre "ulum" burada fenni ilimlerdir; "kemalat" da insanlığın maddeten inkişaf etmesidir.

İkinci muhtemel mana ise, manevi ve imani ilimlerin tekemmülü ile insanın kamil bir mertebeye yükselmesidir. Yani burada "ulum" dini ve imani ilimler; "kemalat" ise insanın manen yüksek ve olgun bir makama uruc etmesidir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...