"Fahr-i Âlem (sav) Hazretleri şecere-i kâinatın hayattar çekirdeği, enbiya ve mürselîn o şecere-i mübarekin dalları olup,.." İzah eder misiniz, birbirlerini götürmek ne demektir?
Değerli Kardeşimiz;
"Evet, Üstadım, nasıl ki, Fahr-i Âlem (sallâllahü aleyhi ve sellem) Hazretleri şecere-i kâinatın hayattar çekirdeği, enbiya ve mürselîn o şecere-i mübarekin dalları olup, dalın iptidasından müntehasına kadar, kat'î bir alâkayla daimî birbirlerini götürüyorlar. Bu sır için, Hazret-i Âdem Safiyyullah kokladığı ve hissettiği nur-u Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) hakkında demiş: 'Yâ Rab, benim alnımda bir çığırtı var, nedir?' Cenab-ı Kibriya Hazretleri buyurmuş: 'Nur-u Muhammed'in (aleyhissalâtü vesselâm) tesbihidir.' Aynen kütüb-ü sâbıkada da vesile-i dünya olan Şâh-ı Levlâki evsafıyla, ashabıyla haber vermeleri gösteriyor ki, ulûm-u evvelîn ve âhirîni cami bir kitapla ba's olunacak, kâinatın ruhu hükmünde ve bütün kâinatın güzellikleri kendi fıtratında tecemmu edip, tekemmülle tulûu, fecirden sonra şemsin tulûu gibi bekleniyordu."(1)
Tabiri caiz ise; nübüvvet zinciri bir bayrak yarışı gibidir. Her peygamber kendi döneminde ve kavminde tevhid bayrağını elinde tutup, bir sonraki peygambere vermiş ve bu tevhid bayrağı en nihayetinde Hatemü’l-Enbiya olan Peygamber Efendimize (asm) kadar gelmiştir. Bütün peygamberler aynı davanın farklı dönemlerdeki hadimleridirler.
Kâinatı bir ağaca benzetirsek, bu ağacın çekirdeği ve kökü yani ilk yaratılan; Peygamber Efendimiz (asm)'in ruhu ve nurudur. Ve bütün kâinat bu nurdan yaratılmıştır. Nübüvvet mesleği ve nebiler ise, bu kudsî çekirdekten tevellüd eden dallar ve çiçekler gibidirler. Nasıl dal ile kök arasında sıkı bir münasebet var ise, nübüvvetin ilki ile sonu arasında da öyle sıkı bir münasebet var demektir. Bu manaya işaret eden hâdise yukarıda şu şekilde de ifade ediliyor:
"... Bu sır için, Hazret-i Âdem Safiyyullah kokladığı ve hissettiği nur-u Muhammed (aleyhissalâtü vesselâm) hakkında demiş: 'Yâ Rab, benim alnımda bir çığırtı var, nedir?' Cenab-ı Kibriya hazretleri buyurmuş: 'Nur-u Muhammed'in (aleyhissalâtü vesselâm) tesbihidir.'..."
“Ve keza insan, hilkat semeresi olduğundan anlaşılır ki: İnsanlardan bir çekirdek var ki, Cenâb-ı Hak şecere-i hilkati o çekirdekten inbat etmiştir. O çekirdek de ancak ve ancak bütün ehl-i kemalin ve belki nev’-i beşerin nısfının ittifakıyla efdal-ül halk, seyyid-ül enam Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm’dır.” (Mesnevi-i Nuriye)
Şu muhteşem kâinat ağacından insanın bedenini süzüp çıkaran ve o bedene en uygun bir ruhu da lütfuyla yaratıp onda misafir eden Cenâb-ı Hak, bir şecere-i nuraniye olan İslam Dini’ni de, bir çekirdekten çıkarabilir.
İşte o nurani çekirdek nur-u Muhammedî, meyvesi ise ruh-u Muhammedîdir. Onun cismi de ruhuna münasip olarak en güzel ve en mükemmel bir şekilde yaratılmıştır.
Peygamber Efendimizin (asm) abdiyet (kulluk) ve risalet (peygamberlik) olmak üzere iki ciheti vardır. Risalet vazifesi abdiyet üzerine bina edilmişse de, risaletin en mükemmel meyvesi de Peygamber Efendimiz’dir (asm). Onun ruhuna mâl olan bütün güzellikler, bütün kemaller risaletten gelmektedir. Risalet vazifesinin ikinci meyveleri sahabelerdir. En aşağı mertebede olanına en büyük velinin yetişemediği yüz yirmi dört bin kadar sahabe hep İslamiyet şeceresinin meyveleridir ve hepsine gelen bütün feyizler Peygamberimiz vasıtasıyla gelmektedir.
"Birbirine götürmek" tabirinde; her peygamberin tevhid davasını kendi döneminde ifa edip, bir sonraki peygambere devretmesidir. Mesela Hazret-i İsa (as)’in şu tebşiri bu inceliğe işaret ediyor:
"Hem Türkçe Yuhanna İncil'inin On Dördüncü Bab ve otuzuncu âyeti şudur: 'Artık sizinle çok söyleşmem. Zira bu Âlemin Reisi geliyor. Ve bende onun nesnesi asla yoktur.' İşte, 'Âlemin Reisi' tabiri, 'Fahr-i Âlem' demektir. 'Fahr-i Âlem' ünvanı ise, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın en meşhur ünvanıdır."(1)
Aynı maksad ve aynı dava için hareket edenler, birbirlerinin aynı hükmündedirler.
Dipnotlar:
(1) bk. Barla Lâhikası, (177. Mektup).
(2) bk. Mektubat, On Dokuzuncu Mektup, On Altıncı İşaret.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü