"Fakat iman ehlinin uhuvveti ve hürmeti ve muhabbeti ve hamiyeti, iman cihetiyle mevcut bulunan mâzi ve müstakbeli ihata ettiğinden, insaniyeti ve kemalâtı o nisbette teâli eder." cümlesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem senin medar-ı fahrın olan uhuvvet ve hürmet ve hamiyet gibi güzel hasletlerin, incecik bir zamana, büyük bir sahradan bir parmak kadar yere inhisar ve hadsiz zamanda yalnız hazır saate mahsus olduğundan, sun'i ve muvakkat ve sahtekâr ve asılsız ve gayet cüz'i olup, senin insaniyetin ve kemalâtın o nisbette küçülür, hiçe iner. Fakat iman ehlinin uhuvveti ve hürmeti ve muhabbeti ve hamiyeti, iman cihetiyle mevcut bulunan mâzi ve müstakbeli ihata ettiğinden, insaniyeti ve kemalâtı o nisbette teâli eder."(1)

Kafirin kardeşliği ve dostluğu, zamanın en küçük birimlerinden olan salise kadar değerli ve o kadar genişliktedir. Zira bu kardeşlik ve dostluk Allah için olmadığından, sonucu olmayan akim bir dostluk ve kardeşliktir. Kafirin nazarında her şey bir an görünür, sonra zaman nehrinin girdabında kaybolur birer zavallı mahluklardır. Böyle olunca onun kardeşlik ve dostluğu kısacık zaman diliminde hapsolmuş, menfaat esaslı ve devamı olmayan sahte bir kardeşlik ve dostluktur.

Küfür ve gafletin nazarında her şey fenaya mahkum esassız ve çürüktür. Hal böyle olunca ona mebni olan dostluk ve kardeşlikler de esassız ve çürük olur demektir.

Lakin iman kardeşliği Allah için olduğundan, sonlu ve fani değil ebedi ve daimidir. Bir dakika Allah için dostluk kurmak ebedi cennette ebedi dostluğu netice vereceği için, bu dostluk akim ve güdük değil daimi ve ebedidir. Bu yüzden esaslı ve sağlam temelli bir dostluk ve kardeşliktir.

Mümin bir zat, imanın verdiği nur ve muhabbet ile mazide kalmış enbiya ve evliyalar ile dostluk kurabildiği gibi, istikbalde de aynı dostluk ve muhabbeti devam ettirebilir. İmandan gelen kardeşlik Güneş gibi sönmez ve devamlıdır; küfrün kardeşliği ise çabuk sönen bir saman alevi gibidir.

Hatta değil müminlerle bütün mahlukatla kardeşliğimiz vardır. Üstadımız bu hakikate de şöyle işaret etmektedir:

"Arkadaş! İman, bütün eşya arasında hakikî bir uhuvveti, irtibatı, ittisali ve ittihad rabıtalarını tesis eder."

"Küfür ise, bürudet gibi, bütün eşyayı birbirinden ayrı gösterir ve birbirine ecnebî nazarıyla baktırır. Bunun içindir ki, mü’minin ruhunda adâvet, kin, vahşet yoktur. En büyük bir düşmanıyla bir nevi kardeşliği vardır."(2)

Dipnotlar:

(1) bk. Gençlik Rehberi, s. 20.
(2) bk. Mesnev-i Nuriye, Katre.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...