"İslamiyet'in verdiği uhuvvet içinde bin uhuvvet var; âlem-i bekada ve âlem-i berzahta o uhuvvet baki kalıyor." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
"Şu müsbet fikr-i milliyet, İslamiyet'e hâdim olmalı, kale olmalı, zırhı olmalı; yerine geçmemeli. Çünkü İslamiyet'in verdiği uhuvvet içinde bin uhuvvet var; âlem-i bekada ve âlem-i berzahta o uhuvvet baki kalıyor. Onun için, uhuvvet-i milliye ne kadar da kavi olsa, onun bir perdesi hükmüne geçebilir. Yoksa onu onun yerine ikame etmek, aynı kalenin taşlarını kalenin içindeki elmas hazinesinin yerine koyup, o elmasları dışarı atmak nevinden ahmakane bir cinayettir." (Mektubat, Yirmi Altıncı Mektup, Üçüncü Mebhas)
İslam'ın vermiş olduğu kardeşlik duygusu içinde çok ve daimî kardeşlikler bulunuyor. Halıkımız, rezzakımız, Peygamberimiz (asm), Kitabımız ve kıblemiz birdir. Bütün bu binlerce kardeşlik ve birlik rabıtalarımız bizi dünyada da ahirette de birleştirmeye ve saflarımızı sıkılaştırmaya vesile olmaktadır.
Mesela, Müslüman bir kardeşimiz dünyada kardeşimiz olduğu gibi, cennette de komşumuz ve kardeşimiz olacak. İslam kardeşliği gelip geçici olmadığı gibi, dünyanın basit ve aşağılık menfaatlerinden de uzak bir kardeşliktir. Bu dünyada sevdiğin ve değer verdiğin bir kardeşin, ahirette de sonsuza kadar sana kardeş olacak.
Bunun tersini düşündüğümüzde ise, öz anne, baba ve kardeşimiz imanı seçmediği takdirde, onlarla akrabalığımızın bitmesi söz konusudur. Bunu Kur'anda ve hadislerde görmemiz mümkündür.
Evet, babalarınız ve öz kardeşleriniz, eğer küfrü tercih etmişlerse, onları dost edinmeyiniz. Eğer buna rağmen onları dost edinirseniz, Allah'ın cezasını bekleyin...
"Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi (bile) veli edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin kendileridir..." (bk. Tevbe, 9/23 ve 24).
gibi ayetler, bu hakikati mükemmelen gözler önüne sermektedir.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü