Block title
Block content

"Fena-i nefs" ile "tezkiye-i nefs"in farkını izah eder misiniz? Bir de "besatet-i ubudiyet" ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fena-i nefs “nefs-i emarenin öldürülmesi, nefsin devre dışı bırakılmasıdır.” Tezkiye-i nefs ise, "nefsin arıtılması, kötülüklerden uzak tutulması" ve bu haliyle manevi mücahedesine devem etmesidir.

Nefs-i emarenin yok edilmesiyle nefsin arzu ve istiklerine set çekilmiş olur. Ancak, insanın manevi terakkisinde nefsin tasallutunun büyük payı vardır. Zaten, insanı meleklerden üstün kılan en büyük özelliği de iştihalı bir nefis taşıması, iyinin yanında kötüye, helalin yanında harama da girebilmesi , bu nomtara bir mitihan geçirmesi ve bunun sonucu olarak da hem cennete hem de cehenmeme aday olabilmesidir.

Üstadın dediği gibi “Fena-ı nefisten sonra ubudiyet-i evliya besatet payda eder.” Yani bir nevi melek hayatı yaşar gibi olur. Halbuki hakaki terakki ise nefsi öldürmek değil, tezkiye ederek, yani köülüklerden temiz kılarak sadece meşru dairede koşturup, “kalbin bir kumandan gibi letaif askerleriyle birlikte” manevi terakkide her geçen gün yeni ilerlemeler kaydetmesidir.

Ubudiyetin besateti ise, nefsi devre dışı bırakmanın neticesinde bir derece rutinleşmesi, sıradan hale gelmesi olarak anlaşılabilir.

İlgili bölümde, nefsi arıtmaya yönelik sahabe mesleğinin daha ileri bir meslek olduğuna dikkat çekilmektedir. Yani asıl hüner nefsi tümüyle güçsüz hale getirmek değil, onu hayra yönlendirebilmektir.

Azgın bir atı islah etmenin iki yolu vardır: Ya atın yemini kesersiniz. Bu durumda at ıslah olur, ancak iş yapacak gücü de kalmaz. Veya atı bir eğitimden geçirirsiniz. Bu durumda at hem ıslah olur hem de onu istediğiniz işe koşturursunuz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...