Dimağın mertebeleri ile nefsin mertebeleri arasında bir bağlantı var mıdır; hangisi hangisine karşılık geliyor?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dimağ ve nefis dediğimiz insani cihazların her birisi, ayrı platformlarda çalışır. Dimaği mertebeler, anlama ve kavrama alanlarında yol almaktadırlar. Nefsin mertebeleri ise, kötülüklere karşı insanın duruşunu ve yönelişini, terbiye edildiği oranda da insanın manevi alanlara kulaç atışını belirler. Emmare, kötülüğü ısrarla isteyen nefsin mertebesi iken, terbiye edildikçe daha çok kalbe tabi olup insani terakkiye vesile olmaktadır.

Yine de zorlamalı olmakla birlikte şöyle bir yorum olabilir:

Tahayyül, nefsin ilk safhası olan nefs-i emmare olarak,

Tasavvur, nefsin ikinci mertebesi olan nefs-i levvame olarak,

Taakkul, nefsin üçüncü mertebesi olan nefs-i mülhime olarak,

Tasdik, nefsin dördüncü mertebesi olan nefs-i mutmainne olarak,

İz’an, nefsin beşinci mertebesi olan nefs-i radiye olarak,

İltizam, nefsin altıncı mertebesi olan nefs-i mardiyye olarak,

İtikad, nefsin yedinci ve son merhalesi olan nefs-i kâmile olarak düşünülebilir.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Dimağda İlim Mertebelerinin Mahiyeti (Video: M. KARAMAN)

- İnsan Bildiklerini Neden Yaşayamıyor? (Video: Dr. B. SABAZ)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Tzkprnskndr34

aklın 7 mertebesi ile ilgili hadis ayet ve kıssa var mıdır

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

Kur’an ayetlerinde akletme, tefekkür etme, sorgulama, mantık kurma ile ilgili çok ayetler var burası bu ayetlerin bir çeşit tefsiridir diyebiliriz.

  • Bakara Suresi, 269. ayet: Kime dilerse hikmeti ona verir; şüphesiz kendisine hikmet verilene büyük bir hayır da verilmiştir. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez.
  • En'am Suresi, 50. ayet: De ki: "Size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum, gaybı da bilmiyorum ve ben size bir meleğim de demiyorum. Ben, bana vahyedilenden başkasına uymam." De ki: "Kör olanla, gören bir olur mu? Yine de düşünmeyecek misiniz?"
  • En'am Suresi, 80. ayet: Kavmi onunla çekişip-tartışmaya girdi. Dedi ki: "O beni doğru yola erdirmişken, siz benimle Allah konusunda çekişip-tartışmaya mı girişiyorsunuz? Sizin O'na şirk koştuklarınızdan ben korkmuyorum, ancak Allah'ın benim hakkımda bir şey dilemesi başka. Rabbim, ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"
  • En'am Suresi, 126. ayet: Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Öğüt alıp düşünmesini bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıkladık.
  • Yunus Suresi, 3. ayet: Şüphesiz sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden, işleri evirip-çeviren Allah'tır. O'nun izni olmadıktan sonra, hiç kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur, öyleyse O'na kulluk edin. Yine de öğüt alıp düşünmeyecek misiniz?
  • Hud Suresi, 24. ayet: Bu iki grubun örneği; kör ve sağır ile gören ve işiten gibidir. Örnekçe bunlar eşit olur mu? Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?
  • Hud Suresi, 30. ayet: "Ey kavmim, ben onları kovarsam, Allah'tan (gelecek azaba karşı) bana kim yardım edecek? Hiç düşünmez misiniz?"
  • Nahl Suresi, 17. ayet: Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz?
  • Taha Suresi, 113. ayet: Böylece Biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup-sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.
  • Mü'minun Suresi, 68. ayet: Onlar, yine de o sözü (Kur'an'ı) gereği gibi düşünmediler mi, yoksa onlara, geçmişteki atalarına gelmeyen bir şey mi geldi?
  • Mü'minun Suresi, 85. ayet: "Allah'ındır" diyecekler. De ki: "Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?"
  • Furkan Suresi, 62. ayet: O, gece ile gündüzü birbiri ardınca kılandır; öğüt alıp-düşünmek isteyenler ya da şükretmek isteyenler için.
  • Secde Suresi, 4. ayet: Allah; gökleri, yeri ve ikisi arasında olanları altı günde yarattı, sonra arşa istiva etti. Sizin O'nun dışında bir yardımcınız ve şefaatçiniz yoktur. Yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?
  • Sebe Suresi, 46. ayet: De ki: "Size bir tek öğüt veriyorum: "Allah için ikişer ikişer ve teker teker kıyam etmeniz, sonra düşünmeniz. Sizin sahibiniz (veya arkadaşınız olan Peygamber)de hiçbir delilik yoktur. O, yalnızca sizi, şiddetli bir azabın öncesinde uyarandır."
  • Mü'min Suresi, 13. ayet: O, size ayetlerini gösteriyor ve sizin için gökten rızık indiriyor. İçten (Allah'a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.
  • Duhan Suresi, 13. ayet: Onlar için öğüt alıp-düşünmek nerede? Onlara, açıklayan bir elçi gelmişti.
  • Muhammed Suresi, 18. ayet: Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar? İşte onun işaretleri gelmiştir. Fakat kendilerine geldikten sonra öğüt alıp-düşünmeleri onlara neyi sağlar?
  • Muhammed Suresi, 24. ayet: Öyle olmasa, Kur'an'ı iyiden iyiye düşünmezler miydi? Yoksa birtakım kalpler üzerinde kilitler mi vurulmuş?
  • Kamer Suresi, 17. ayet: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
  • Kamer Suresi, 22. ayet: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
  • Kamer Suresi, 32. ayet: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
  • Kamer Suresi, 40. ayet: Andolsun Biz Kur'an'ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?
  • Vakıa Suresi, 62. ayet: Andolsun, ilk inşa (yaratma)yı bildiniz; ama öğüt alıp-düşünmeniz gerekmez mi?

Daha kapsamlı bilgi için linke tıklayınız:

Zihnin mertebeleri nelerdir, (idark, izân, vs...) bunları açıklar mısınız?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...