"Gaibden acib bir kafile çıkıp geliyor..." Burada Üstad'ın kullanmış olduğu "gayb" veya "hiçten" ifadesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Gayb, kelime olarak, gizli olan, görünmeyen, hisler ile bilinemeyecek kadar belirsiz olan şey demektir. Istılahî olarak gayb; insanın duyu organları ve manevi cihazları ile idrak edemediği şeylere denir. İnsanın duyu organları ve manevi cihazları ile idrak ettiği şeylere malum, yani bilinen, idrak edemediği şeylere de gayb, yani bilinmeyen denir.

Gayb, genel olarak mutlak ve izafi olmak üzere iki kısma ayrılır. Biz konumuz gereği sadece izafi ve nisbi gaybı izah edelim.

Zaman üç boyuttan müteşekkildir. Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman. Şimdiki zaman boyutunda olan birisi için, geçmiş ve gelecek gaybdır. Ama geçmiş ile alakalı bazı vesikalar, belgeler ve tarihi iz ve işaretler, geçmişi kısmen gaybilikten çıkarabilir. Gelecek boyutundan haberdar olmanın tek yolu; Allah’ın bildirmesidir. Bu da ya vahiy ile ya da ilham ile olur.

Vahiy yolu Peygamber Efendimizin (asm) vefatı ile son bulduğundan, bu yol artık kapalıdır. İlham ise ona liyakat ve ehliyet kesp eden herkese açıktır.

Mekân da zaman gibi çok kayıtları ve manileri olan cismani bir varlıktır. Bu yüzden bir mekânda olan birisi için, geri kalan mekânlar ona gaybi oluyor. İstanbul'da olan birisi için, Erzurum tamamen gaybidir. Orada ne olup bittiğinden haberi olmuyor. Biz şimdi dünyada olduğumuz için, kabir, mahşer, cennet, cehennem gibi mekânlar bizim için gaybi âlemler oluyor. Ama yine birtakım vasıtalar ile bu gaybilik kısmen delinebiliyor.

Mesela; kameralar vasıtası ile İstanbul’daki bir adam Erzurum’u görebiliyor. Yine kalp gözü açık olan veli bir zat, kabir ve berzahı seyredebiliyor. Mekânın kayıtlarını birtakım nurani ve riyazi terbiyeler ile kıran nurani zatlar için, mekâna ait gaybilikler bir derece sınırlanabiliyor.

İnsan birçok gaybi şeyi aletler yardımı ile görebilir. Mesela, mikroskop ile gözle görünmeyen mikroorganizmaların müşahede edilmesi, teleskopla semadaki yıldızların görünmesi, hava ölçüm vasıtaları ile yağışın hissedilmesi, röntgen ışını ile bebeklerin cinsiyetin tespit edilmesi ve hastalığın teşhisi, bazı kan tahlilleri ile kandaki hastalığın tespiti bunlara birer misaldir.

Allah, nasıl bazı vasıtalar ile bize gaybi olan şeylerin tespitini mümkün kılıyorsa, manevi âlemlerin de tespiti için birtakım ilimleri bazı zatlara ihsan etmiştir. Mesela; ledün ilmi, ebced ve cifir ilmi, tasavvuf ilmi, şeriat ilimleri bunlara misal olarak verilebilir. Bunların hepsi gaybî ve ulvi âlemler ile maddi ve süfli âlemler arasında irtibat sağlayan ilimlerdir. Bu ilimler vasıtası ile ehil olanlar, o gaybi ve ulvi âlemlere ulaşabilirler ve o âlemlerle irtibat kurabilirler.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...