Block title
Block content

Gavs-ı Azam Abdülkadir Geylani ile Üstad Hazretleri ve Risale-i Nur arasında nasıl bir bağ vardır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Manevi tasarrufu devam eden zatlardan biri de Abdulkadir-i Geylani Hazretleridir. Bu zat, kendisinden sekiz asır sonra gelecek olan nur hizmetini görmüş ve ondan bahsetmiştir. Bediüzzaman Hazretleri ta küçüklüğünden beri âdeta Abdülkadir-i Geylani hazretlerinin manevi himayesinde olarak bir hayat devam ettirmiş. Üstad; "Bir cevizim dahi kaybolsa, ya şeyh cevizim derdim, hemen bana bulurdu." der.

İslam dinine hizmet adına yapılan her faaliyetle, hiç şüphesiz başta Peygamber Efendimiz (asv) ve diğer peygamberler ile büyük zatlar hep alakadar oluyorlardır.

Ahir zamandaki yeni dirilişle Hazreti Ali Efendimiz (ra) ile Abdulkadir-i Geylani daha ziyade alakadar olmuşlardır. Manevi feyizleriyle hep yardımcı olmuşlardır. Mesela; şu gibi ifadeleri bu cümleden kabul edebiliriz;

"...Ta iki sene sonra Gavs-ı Geylanî, Fütûhü'l-Gayb kitabıyla tekrar gözümü açtırdı."

"Medet istedi, bir yol aradı, bir halaskâr taharri etti; gördü ki, yollar muhtelif. Tereddütte kaldı, Gavs-ı Azam olan Şeyh Geylanî'nin (r.a.) Futuhü'l-Gayb namındaki kitabıyla tefeül etti. Tefeülde şu çıktı:  اَنْتَ فِى دَارِ الْحِكْمَةِ فَاطْلُبْ طَبِيبًا يُدَاوِى قَلْبَكَ  (Sen dârü'l-hikmettesin; önce, kalbini tedavi edecek bir tabip ara.)"

"Acibdir ki, o vakit ben, Darü'l-Hikmeti'i-İslamiye azası idim. güya ehl-i İslam'ın yaralarını tedaviye çalışan bir hekîm idim. Halbuki, en ziyade hasta, ben idim. Hasta, evvela kendine bakmalı, sonra hastalara bakabilir."

"İşte, Hazreti Şeyh bana der ki:

"Sen kendin hastasın, kendine bir tabib ara!"

"Ben dedim:

"Sen tabibim ol!" 

"Tuttum, kendimi ona muhatap addederek o kitabı bana hitap ediyor gibi okudum..." (1)

(1) bk. Tarihçe-i Hayat, İlk Hayatı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...