Hâtimede zikredilen âyetlerin meallerini öğrenebilir miyiz? Üstadımızın bu ayetleri bilhassa tercih etmesi hakkında fikriniz nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Meallerden de anlaşılacağı gibi, bu âyetlerin hepsi haşir ve âhiretle alâkalıdır. Haşirle alâkalı Onuncu Söz'de, Yirmi Dokuzuncu Söz'de ve sair bir takım risalelerde bu ayetlerden bir kısmı üzerinde durulmuştur.

Ancak, Üstadımızın bu ve benzeri bütün âyetleri birlikte düşündüğünü ve tamamından kalbine ilham edilen mânâları misallerle destekleyerek Kur’an'ın manevî bir tefsiri olan Nur Risaleleriyle bu asrın idrakine sunduğunu söyleyebiliriz.

Hâtimede zikredilen ayetlerin mealleri şöyledir:

“Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir.” (Lokman, 31/28.)

“En yüce sıfatlar Allah’ındır.” (Nahl, 16/60.)

“En üstün delil (hucceti baliğa) yalnızca Allah’ındır.” (En’âm, 6/149.)

”Şimdi bak Allah’ın rahmet eserlerine: Yeryüzünü ölümünün ardından nasıl diriltiyor. Bunu yapan, elbette ölüleri de öylece diriltecektir; O her şeye hakkıyla kadirdir.” (Rum, 30/50.)

“ Ve kendi yaratılışını unutarak bize bir örnek getirdi. Dedi ki: "Çürümüş kemikleri kim diriltecek?" De ki: Onu ilk önce kim yaratmışsa tekrar O diriltecek. O her şeyin yaratılışını hakkıyla bilendir.” (Yâsin, 36/78-79.)

”Ey insanlar, Rabbinizden korkun. Kıyâmet gününün zelzelesi, muhakkak ki pek büyük bir şeydir. Onu gördüğünüz gün, her bir emzikli kadın emzirdiğini unutur, her bir hâmile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş görürsün, Hâlbuki onlar sarhoş değillerdir; lâkin Allah’ın azabı pek şiddetlidir.” (Hac, 22/1-2.)

”Allah Teâlâ ki, Ondan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur. And olsun ki, sizi kıyâmet gününde mutlaka bir araya toplayacaktır. Bunda asla şüphe yoktur. Allah’tan daha doğru sözlü kim vardır?” (Nisâ, 4/87.)

”Hiç şüphesiz, iyiler (ihlâs ile kulluk edenler) ni’metlerle dolu Cennet içindedir. Asiler ise Cehennem ateşindedir.” (İnfitar, 82/13-14.)

”Ne zaman ki yer müthiş bir sarsıntıyla sarsılır. • Ve yer bütün ağırlıklarını dışarı çıkarır. • Ve insan "Ne oluyor buna?" der. • O gün yer, üzerinde herkesin ne iş yaptığını haber verir. • Çünkü Rabbin ona konuşmasını emretmiştir. • O gün insanlar amelleri kendilerine gösterilmesi için hesap yerine bölük bölük dönerler. • Kim zerre kadar bir iyilik yaparsa onu görür. • Kim zerre kadar bir kötülük yaparsa onu görür.” (Zilzâl, 99/1-8.)

”Çarpacak olan felâket! • Nedir o çarpacak olan felâket? • O çarpacak felâketin ne olduğunu bilir misin? • O gün insanlar ateşe çarpıp yere serilmiş pervânelere döner. • Dağlar ise atılmış rengârenk yün gibi olur. • Mîzanı ağır gelen, hoşnut olacağı bir yaşayış içindedir. • Mîzanı hafif gelenin sığınacağı yer de hâviyedir. • Hâviyenin ne olduğunu bilir misin?. • O kızgın bir ateştir.” (Kària, 101/1-10.)

”Göklerin ve yerin gizliliklerini bilmek Allah’a mahsustur. Kıyâmetin gerçekleşmesi ise göz açıp kapayıncaya kadar yahut ondan da yakındır. Şüphesiz ki Allah’ın kudreti her şeye yeter.” (Nahl, 16/77)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

BENZER SORULAR

Yükleniyor...