Hatıralarda geçen "Dünyanın en müthiş komitesi Nurculuktur." ifadesini izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bizim vazifemiz yalnız ve yalnız ihlas dairesinde imana hizmet etmektir. Risale-i Nur ehl-i küfrün belini kırmıştır. Merak etmeyiniz. Hiçbir halt edemeyecekler. Ermeni-Taşnak komitesi, mason komitesi, komünist komitesi benimle uğraştı. Dünyanın en müthiş komitesi Nurculuktur. Fakat katiyyen menfi harekete iznim yok. Her birinizi o genç Said kabul ediyorum.' diyordu." (Mehmed Fırıncı, Son Şahitler)

Komite bir sorunu ya da öneriyi incelemek, bir konuda görüşünü bildirmek, bir hizmeti yerine getirmekle görevli kişiler topluluğu demektir. Belli bir konuyu ele almak amacıyla bir kurul içinden birkaç kişi seçilerek oluşturulan kurul, encümen, komisyon, alt kurul anlamlarına da geliyor.

Nurculuk esasında bir cemaattir, komite değildir. Ama öyle bir cemaattir ki kuvvet, samimiyet, bağlılık, fedakarlık gibi bir çok noktada azami seviyededir ve bir komitenin gücünden kat be kat fazla bir güce sahiptir. Üstadımız burada cemaatin kuvvet ve kudretine vurgu yapmak amacı ile “Dünyanın en müthiş komitesi Nurculuktur.” ifadesini kullanıyor.

Merhum Mehmet Fırıncı ağabeyimizin, Üstad hazretlerinden naklen yaptığı bu ifadeyi, Risale-i Nurlarda geçen ifadeler ve manalar muvacehesinde izah etmek en doğru bir yol ve yöntem olacaktır. Burada Üstadımızla Cihan savaşında, Ermeni Taşnak komitesi çok uğraştı ama bir halt edemediler. Sonra Mason ve Kömünist komiteleri çok uğraştı, yine bir halt edemediler. Bunun sebebi olarak Risale-i Nur talebelerinde Allah'a ve ahirete olan samimi iman, birbirlerine karşı olan samimi birliktelik, sahip oldukları hikmetli düsturlar, onları muvaffakiyete taşımaya vesile olmuştur. Bu nedenle, dünyada en kuvvetli komiteler olan, Ermeniler, Masonlar ve Komünistlerin bile Nur talebelerine zarar veremeyeceklerini ortaya koymak adına, "Dünyanın en müthiş komitesi Nurculuktur." ifadesinin de kullanıldığını anlıyoruz.

Yoksa Nurculuk bir cemiyet, parti, dernek gibi resmi hüviyeti haiz bir yapılanma değildir, hele hele zararlı ve tahripkar bir komite hiç değildir. Ve bunu Üstadımız şu şekilde beyan ediyor;

“Bana sordular ki: ‘Sizin cemiyet olmadığınız, üç mahkeme o cihette beraet vermesiyle, yirmi seneden beri tarassut ve nezaret eden altı vilayetin o noktadan ilişmemeleriyle tahakkuk ettiği halde, Nurcularda öyle harika bir alaka var ki, hiçbir cemiyette, hiçbir komitede yoktur. Bu müşkülü halletmenizi isteriz’ dediler.

“Ben de cevaben dedim ki: ‘Evet, Nurcular cemiyet memiyet, hususan siyasi ve dünyevi ve menfi ve şahsi ve cemaati menfaat için teşekkül eden cemiyet ve komite değiller ve olmazlar. Fakat, bu vatanın eski kahramanları kemal-i sevinçle şehadet mertebesini kazanmak için ruhlarını feda eden milyonlar İslam fedailerinin ahfadları, oğulları ve kızları, o fedailik damarından irsiyet almışlar ki, bu harika alakayı gösterip Denizli Mahkemesinde bu aciz biçare kardeşlerine bu gelen cümleyi onlar hesabına söylettirdiler: Milyonlar kahraman başları feda oldukları bir hakikate başımız dahi feda olsun’ diye onlar namına söylemiş, mahkemeyi hayret ve takdirle susturmuş."

"Demek, Nurcularda hakiki, halis, sırf rıza-yı İlahi için ve müsbet ve uhrevi fedailer var ki, mason ve komünist ve ifsad ve zındıka ve ilhad ve taşnak gibi dehşetli komiteler o Nurculara çare bulamayıp hükûmeti, adliyeyi aldatarak, lastikli kanunlar ile onları kırmak ve dağıtmak istiyorlar. İnşaallah bir halt edemezler. Belki Nur’un ve imanın fedailerini çoğaltmaya sebebiyet verecekler." (Şualar, On Dördüncü Şua, s. 439)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 622
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...