"Risale-i Nur'un neşrine başladığı cihetle, gizli din düşmanı komiteler o neşriyata karşı bir evham vermemek için, şimdilik has dostları da kabul etmemeye mecbur oldu." İzah eder misiniz?
Değerli Kardeşimiz;
“Risale-i Nur bana hiç ihtiyaç bırakmıyor. Konuşmaya lüzum kalmadı. Hem ben âciz şahsımla, binler dostlarımdan yirmi otuz dostla konuşabilirim. Yirmi adamın hatırı için binler adamın hatırını rencide etmemek için konuşmaktan men edildim ihtimali kavîdir. Hususî görüşmediğim için mâzur görsünler. Hattâ bayramda musafaha etmek ve ona bakmaya tahammül edemiyor.(HAŞİYE) Onun için hatırları kırılmasın.”
"HAŞİYE: Şimdi hem Ankara, hem İstanbul, hem Samsun, hem Antalya Risale-i Nur'un neşrine başladığı cihetle, gizli din düşmanı komiteler o neşriyata karşı bir evham vermemek için, şimdilik has dostları da kabul etmemeye mecbur oldu. Tâ, Sözler'in tab'ı tamam oluncaya kadar."(1)
Risale-i Nurların matbaada basımı tamamlanıncaya kadar, Üstad Hazretleri ihtiyat ve tedbir maksatlı olarak talebeleri ile bir müddet görüşmeyi kesiyor. Çünkü o zamanın dinsiz komitesi Üstad Hazretlerinin hem şahsını hem de iman faaliyetini bahane ederek, Risale-i Nur hizmeti üzerinde büyük bir baskı kurmuştu. Üstad Hazretleri bizzat göz hapsinde olduğu gibi, onu ziyarete gelenlerde müthiş bir fişleme ve casusluk ile gözetleniyordu.
Şayet bu ziyaretler yoğunluk kazanırsa, dinsiz komite bunu bahane edip Risale-i Nur'un matbaada basılmasına mani olabilirdi. Bu yüzden Üstad, Risale-i Nurlar basılana kadar, ziyaretlerin askıya alınmasını talebelerine tenbih ediyor.
(1) bk. Emirdağ Lâhikası-II, 116. Mektup.
Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü