"Hayalâttan tecerrüd etmek, külliyetle ona dalmak gerektir." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hayalden sıyrılıp külliyete dalmak"; bir duygunun cüziyetinden çıkıp, bütün latifelerle derinliğine geçebilmektir. Zaten insan bunu yapabilecek bir istidatta yaratılmıştır. Külliyete dalmak için istidadını Cenab-ı Hakk’ın emrettiği şekilde kullanması gerekir.

"Hakikî terakki ise, insana verilen kalb, sır, ruh, akıl, hattâ hayal ve sâir kuvvelerin hayat-ı ebediyeye yüzlerini çevirerek, her biri kendine lâyık hususî bir vazife-i ubûdiyet ile meşgul olmaktadır..." (Sözler)

Hakikî terakki, insanın iç dünyasında, onu melekler sırasına geçiren hatta bazı cihetleriyle onların da ilerisine götüren terakki ve tekâmüldür. Bu ise her bir manevî duygu ve latîfeyi yaratılış gayesine ve ilâhî rızaya muvafık şekilde kullanmakla gerçekleşir. Bu takdirde, bu latîfeler kendilerine has ibadetlerini yerine getirmiş oldukları gibi, insanın manen terakkisine ve ebedî saadetine de vesile olurlar.

Kalbi iman nuruyla parlayan insan, terakki etmiştir. Aklı ilimle tenevvür eden insan, terakki etmiştir. Şefkatli ve merhametli insan, terakki yolundadır. Sevgi ve korku hislerini yerinde kullanan, yani Allah için seven ve günah işlemekten korkan insan manen terakki etmenin en büyük iki sebebini bulmuş demektir.

Kalb, îman mahallidir. İnsanın îmanı ve marifeti ne kadar inkişaf ederse o insan o kadar büyür, terakki eder.

Akıl, faydalı ilimlerde kullanıldığı takdirde sahibini yükseltir, terakki ettirir.

Sevgi hissi, Allah sevgisiyle ve mahlûkatı Allah’ın eserleri olarak sevmekle terakki eder ve sahibini yükseltir, yücelere çıkarır.

Korku hissi sayesinde, insan takva yolunu tutar, haramlardan ve günahlardan şiddetle kaçındığı gibi, şüpheli şeylerden de uzak durur. Bu ise o insan için ayrı bir terakki vesilesidir.

Bu kısımda geçen “Tenkit parmaklarıyla tecessüs edilmez” ifadesi, insana görünen bir hakikat üzerinde külliyetle durmak yerine, “Acaba bu delil bu netice için yeterli olur mu?” gibi bir tenkit ve tecessüs yoluna girmemek gerektiğini ders verir. Aksi halde, o hakikatten gerekli istifade yapılamaz ve o hakikat de akar gider.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

drerkan
İzah müthiş olmuş hakikaten.MaşaAllah
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
inkişaf
“Ben, kalp gözü ile görerek keşfettim ki marifetullahın (velayet bilgisinin) delili üç türlüdür. Bir kısmı su gibidir. Görünür, hissedilir, lâkin parmaklarla tutulmaz. Bu kısım keşifte tüm hayallerden arınmak , tamamen o görselliğe ona dalmak gerektir. Tenkit nazarıyla o görüntülere bakılsa kaçar… İkinci kısım, hava gibidir. Hissedilir, fakat ne görünür, ne de tutulur. Ona karşı sen, yüzün, ağzın, ruhunla o rahmet rüzgarına karşı teveccüh et, Tenkit elini uzatma, tutamazsın. Ruhunla teneffüs et. Tereddüt eli ile baksan, tenkit ile el atsan, o yürür, gider. Üçüncü kısım ise, nur gibidir. Görünür, fakat ne hissedilir, ne de tutulur. Öyleyse, sen kalbinin gözüyle, ruhunun nazarıyla kendini ona mukabil tut ve gözünü ona tevcih et, bekle. Belki kendi kendine gelir. Çünkü nur, elle tutulmaz, parmaklarla avlanmaz. Belki o nur ancak basiret nuruyla avlanır. Eğer hırsla ve fiziksel elini uzatsan ve maddî mizanlarla tartsan, sönmese de gizlenir. Çünkü öyle nur, maddîde hapse razı olmadığı gibi, kayda giremez.Boşluğu (vesvese) kabul etmez teki kabul eder."
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...