"Hem sıhhiye neferleri, hem tanzifat memurları, hem kimyager olduklarına ve geniş bir hikmete mazhar bulunduklarına delil ise, onların gayet kesretidir. Çünkü kıymettar, menfaattar şeyler teksir edilir." Sineklerin kimyager olduklarına delil nedir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sinekler zararlı ve zehirli mikropları emerek, vücutlarında imha ediyor, etrafı temizleyip, bulaşıcı hastalıkların yayılmasını engelliyorlar.

Bu zararlı ve zehirli mikropları imha etmek kimya ilminin sahasına giriyor ki, sinekler fıtri olarak bu hususta çok mahirler. Bugün insan aklı zararlı ve zehirli atık maddeleri çevreye zarar vermeden nasıl imha edeceğini tam kestiremiyor. Hatta gelişmiş ülkeler bile kendini korumak için bu atık maddeleri Afrika ülkelerinin topraklarına bırakıyorlar.

Allah sineklerin bedenine öyle muazzam bir kimya laboratuarı kurmuş ki, etrafı batırıp kirletmeden hem mikropları emiyor hem de imha ediyorlar.

Bu hususta kaleme alınmış bir makalenin bir bölümünü takdim edelim:

"Birçok hayvan ve bitki türü, bünyelerinde üretip salgıladıkları kimyasal maddelerle bazen bir düşmanı etkisiz hale getirirler, bazen de yavrularını tehlikelere karşı korurlar. Hiçbir akla ve bilince sahip olmayan bir canlının, bu salgıları üretmesi ve bunların ne işe yaradıkları hakkında doğru bir karar vererek, hangi durumlarda kullanacağını bilmesi, üstelik bu bilginin o canlı türünün bütün üyelerinde var olması bize tek bir gerçeği kanıtlar: Bu canlılara hükmeden, onlara gerekli bilgileri ilham eden ve davranışlarını yöneten güç Yüce Allah’a aittir. Bir ayette şöyle buyrulmaktadır:"

“Göklerin ve yerin yaratılması ile onlarda her canlıdan türetip-yayması O’nun ayetlerindendir. Ve O, dileyeceği zaman onların hepsini toplamaya güç yetirendir.” (Şura, 42/29)

Sivrisineğin Lokal Anestezi Yapan Salgısı

"Savunma mekanizması olarak kimyasal salgı üreten canlılardan biri sivrisinektir. Sivrisinek bir insanı ısırdığı anda, insan vücudunda bulunan bir tür savunma sistemi devreye girer ve insanın vücudundaki yara bölgesinde, mikropların girmesini engellemek ve kanı durdurmak için gerekli olan enzim salgılanmaya başlar. Bu enzim kanın pıhtılaşmasını sağlar. Kanda pıhtılaşmanın başlaması ise, sivrisineğin kan emişini imkânsız hale getirecektir. Fakat sivrisinek bunu biliyormuşçasına hareket eder ve kesici bıçaklarından birinin içinden yaraya, pıhtılaşmayı engelleyen bir salgı enjekte eder. Bu salgı “anti-coagulant” (pıhtılaşma engelleyici) özellikte bir enzim içerir. Böylece kandaki enzim etkisiz hale getirilir ve pıhtılaşma durur. Dahası bu salgı sayesinde sivrisinek kurbanına lokal anestezi (bölgesel uyuşturma) yapar. Kestiği bölgeyi uyuşturur. Bu sayede canlı, derisinin kesildiğinin ve kanının emildiğinin farkına varmaz. Deride alerjik reaksiyona, dolayısıyla da kaşınmaya neden olan da işte bu salgıdır."

"Tüm bu işlem üzerinde biraz durup düşünmek, bizi çok önemli bazı sonuçlara ulaştırır. Görüldüğü gibi sivrisinek ihtiyacı olan kana ulaşabilmek için kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir salgı üretebilecek kadar üstün bir kimya bilgisine de sahiptir. Peki böyle bir sıvının laboratuvar şartlarında bile sentezlenmesi son derece güçken, sivrisinek bu sıvıya nasıl sahip olmuştur?"

"Kuşkusuz sivrisineğin insan vücudundaki kanın kimyasal bileşimi hakkında bilgi sahibi olması ve sonra da bu bilgiyi değerlendirerek kendi bedeninde çözümler geliştirmesi söz konusu dahi olamaz. Açıktır ki, sivrisinekteki salgı üretimini sağlayan sistem, hem insanın hem de sivrisineğin anatomisini en ince ayrıntısına kadar bilen ve bunlara hâkim olan Yüce Rabbimiz’in yaratmasıyla var olmuştur. Bu küçücük hayvana bile kolaylıkla mağlup olan insana düşen görev ise, Allah’ın farklı âlemlerde yarattığı delilleri görmeye çalışmak, Rabbimiz’in kudretini hakkıyla takdir etmektir. Ayetlerde Allah, insanları bu konu üzerinde düşünmeye şöyle çağırır:"

“Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah’ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. Onlar, Allah’ın kadrini hakkıyla takdir edemediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir.” (Hac, 22/73-74) (1)

(1) bk. İlmi Mercek Dergisi, Sayı 63, Eylül-2009.

İlave bilgi için tıklayınız:

- Sivrisinekler ve Beslenmeleri

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

nurcu56

Üstad, sinek taifesinin "tanzifat memurları" olduğunu söylüyor, fakat bazı sinekler (sıtma) mikrobunun taşıyıcısıdırlar. Bunu izah eder misiniz?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

"Sinek pisliği, tıp cihetiyle zararı yok bir maddedir ki, bazan tatlı bir şuruptur. Fakat sinek, yediği binler muhtelif muzır maddelerin ve mikropların ve semlerin menşei olmakla, sinekler küçücük istihâle ve tasfiye makineleri hükmüne geçmeleri hikmet-i Rabbâniyeden uzak değildir, belki şe'nindendir."

"Evet, arıdan başka sineklerin bazı tâifeleri var ki, muhtelif ve müteaffin maddeleri yerler, mütemâdiyen pislik yerine katre katre şurup damlatırlar. O semli, müteaffin maddeleri ağaçların yapraklarına yağan kudret helvası gibi tatlı, şifâlı bir şuruba tebdil ederek, bir istihâle makinesi olduklarını ispat ederler. Bu küçücük fertlerin ne kadar büyük bir milleti, bir tâifesi olduğunu göze gösterirler. 'Küçüklüğümüze bakma. Tâifemizin azametine bak, "Sübhânallah" de.' diye lisân-ı hal ile söylerler."(1)

Bu paragrafta genel hatları ile sineklerin ve benzer türlerin ne kadar harika ve mükemmel bir sanat-ı İlahi oldukları ifade ediliyor.

Mesela, sineklerin bir türü badem ve zerdali ağacında çoklukla yaratılıp siyah bir kütle şeklinde dala yapışık kalıyorlar. Bu sineklerin kimyagerliği ile o dal ve ağaçlardan sinek pisliği yerine, faydalı damlalar akıyor. Bu damlaları başka sinek türleri emerek, başka çiçek ve bitkilere taşıyarak, o bitkilerin döllenmesine yardımcı oluyorlar.

Buna benzer bir çok sinek türünün böyle muazzam ve bizim alanımıza girmeyen bir çok fayda ve fenni hikmetleri bulunuyor. Bunları bilimsel kitaplardan araştırabiliriz.

Bazı sinek türlerinin hastalık mikrobunu taşıması tesadüf değil, ekolojik düzenin bir parçasıdır. Bu yüzden bir sinek türünün bu zararlı taşıyıcılığı, Üstad Hazretlerinin yukarıda yapmış olduğu genel değerlendirmeye gölge düşürmez. Üstad Hazretlerinin yukarıdaki genel değerlendirmesi, arıları da içine alan çok büyük bir türü ifade ediyor.

Anofel denilen sivrisinek türünün bize göre bir iki zararlı haline bakıp sinekler genel manada zararlı bir tür, diyemeyiz.

Hatta bilim adamları bazı sivrisinek türleri üzerinde çalışmalar yaparak bu tarz virüsleri tamamı ile dezenfekte etmeyi hesaplıyorlar.

(1) bk. Lem'alar, Yirmi Sekizinci Lem'a.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...