Hizbü'l-Kur'ân nedir? Kur'an yerine hatmi yapılır mı? Bazı faziletli sûreleri daha mı fazla okumalıyız, hikmeti ne olabilir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hizbü’l-Kur’ân, Kur’ân’ın bir kısmı, Kur’ân’ın altmışta biri, Kur’ân’ın bir parçası, Kur’ân’dan bir bölüm demektir. Mefhum olarak ise, Kur’ân’dan faziletli sûrelerin bir araya getirilerek yapılmış mecmualara Hizbü’l-Kur’ân denmiştir.

Bediüzzaman Hazretlerinin Kur’ân’dan seçtiği bazı faziletli sûreler Cevşenü’l-Kebîr’in baş tarafına alınmıştır. Buraya alınan sûreler Yasin Sûresi, Fetih Sûresi, Rahman Sûresi, Haşir Sûresinin son âyetleri, Mülk Sûresi, Nebe’ Sûresi ve Bakara Sûresinin son âyetleridir.

Bu sûrelerle alakalı Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm’ın hadislerine bir göz atalım:

*Enes radiyallahü anh bildirmiştir: Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Her şeyin bir kalbi vardır. Kur’ân’ın kalbi de Yasin Sûresidir. Her kim Yasin Sûresini okursa Allah ona bu sûreyi okuması sebebiyle Kur’ân’ı on kere okumuş kadar sevap yazar.”1

*Ebû Hüreyre radiyallahü anh bildirmiştir: Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Kur’ân’da otuz âyetli bir sûre vardır. Onu okuyana, günahları affedilinceye kadar şefaat edecektir. O sûre, ‘Tebâreke’llezî biyedihi’l-mülk = (Yücedir O Zât ki, bütün mülkün tasarrufu İlâhî kudretinin elindedir.)’ diye başlayan Mülk Sûresidir.”2

*Hazret-i Ömer radiyallahü anh bildirmiştir: Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Bana bu gece öyle bir sûre nâzil oldu ki, o sûre bana, üzerine güneşin doğduğu bütün varlıklardan hayırlıdır. Buyurdu ve, ‘İnnâ fetehnâ leke fethan mübînâ=Biz sana apaçık bir fetih ve zafer hazırladık.’ diye başlayan sûreyi okudu.3

*Nu’man bin Beşîr radiyallahü anh bildirmiştir: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Allah gökleri ve yeri yaratmadan iki bin sene önce bir kitap yazdı ve o kitaptan iki âyet indirerek Bakara Sûresini bu iki âyetle kapadı. Bu iki âyet bir evde üç gece okunmazsa şeytan o eve yaklaşır.”4

*Ma’kıl bin Yesâr radiyallahü anh bildirmiştir: Resûlullah Aleyhissalâtü Vesselâm buyurdu ki: “Kim sabah kalkarken üç defa ‘Eûzü billâhi’s-Semî’ıl-Alîmi mine’ş-Şeytânirracîm=Allah’ın rahmetinden kovulmuş olan şeytandan, işiten ve bilen Allah’a sığınırım.’ der ve Haşir Sûresinin sonundan üç âyet okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O günde ölürse şehid olarak ölür. Kim geceye girerken okursa o da aynı dereceye ulaşır.”5

Kur’ân’ın bâzı sûrelerinin bazı vakitlerde diğer bazılarına göre daha faziletli olduklarını bildiren hadislerde hiç mübalâğa olmadığını belirten Üstad Bediüzzaman Hazretleri, bu sırrı şu misal ile açıklar: İçine bin tane mısır ekilmiş bir tarla farz etsek... Hasat zamanında, tarladaki bazı çekirdeklerin diğer bazılarından daha çok verim getirdiklerini, daha çok mısırı meyve verdiklerini göreceğiz ve buna şaşırmayacağız. Meselâ, bir çekirdeğin, başak başına yüzer mısır tanesi veren yedi başaklı bir mısır bitkisi olarak karşımıza çıktığını gördüğümüzde şaşırmayacağız. Oysa kökteki tek çekirdek, neticede, yedi yüz mısır tanesini mahsül olarak vermiş olmaktadır. İşte bir tek mısırın, yedi yüz mısırı netice verdiğini gördükten sonra; kökteki tek çekirdek için, bütün tarlaya atılan mısır çekirdeklerinin üçte ikisine denk bir berekete sahip olduğunu rahatlıkla ve hiç şaşırmadan söyleyebileceğiz.

Meselâ, yine hasat zamanında bir diğer mısır çekirdeğinin de on püsküllü başak verdiğini ve her bir başakta iki yüz tane mısır olduğunu, yani kökteki tek mısırın iki bin mısırlık bir berekete sahip olduğunu görsek de şaşırmayacağız. Oysa bu demek oluyor ki, kökteki tek mısır, bütün tarlaya atılan mısırların iki misli kadardır, yani iki misli berekete sahiptir.

O halde Kur’ân’ın her birisi birer çekirdek hüviyetini taşıyan harflerinin bazılarının, bazı vakitlerde ve bazı şartlarda daha fazla feyiz ve bereket verdiğini bildiren hadislerin yüzde yüz hak ve hakikati bildirdiklerini, içlerinde -hâşâ- asla abartı olmadığını takdir etmeliyiz. Meselâ, yukarıdaki hadiste bildirildiği gibi Yasin Sûresinin on Kur’ân kadar sevabı ve feyzi bulunduğunu bildiren hadisi bu misal çerçevesinde ele aldığımızda hadisi doğru anlamamız mümkün olacaktır. Burada; Kur’ân-ı Kerim’in üç yüz bin altı yüz yirmi harfinin her birini birer çekirdek farz edeceğiz. Yasin Sûresinin her bir harfini de verdikleri beşer yüz sevapla birlikte ele alacağız ve beş yüzle çarpacağız. Ve hemen göreceğiz ki, karşımıza on Kur’ân kadar bir feyiz ve bereket kapısı Yasin Sûresiyle açılmış olmaktadır. İşte hadis-i şerif, bu yüksek feyze ve sevaba işaret etmektedir. Demek, Yasin Sûresi, İhlâs Sûresi ve sair sûrelerin bazılarının sevap ve feyiz bereketini müjdeleyen hadis-i şerifler -hâşâ- hiç mübalâğa olmadığı gibi, gayet makul, gayet mânâlı ve gayet hakikatli bir esası bildirmişlerdir.(6)

Şüphesiz bu, Kur’ân hatmi yerine hep bu sûreleri okuyalım, bu sûreleri okumakla yetinelim ve Kur’ân’ın diğer sûrelerini okumayalım demek değildir. Fakat faziletli sûreleri daha fazla okumamızda hiçbir mahzur yoktur.

Demek, fazileti ve bereketi hadislerle haber verilmiş olan sûre veya Kur’ân-ı Kerim âyetlerini her vakit, her sıkıntımızda, başımız her dara girdiğinde, kalbimiz her daraldığında, yardıma ve inâyete her ihtiyaç duyduğumuzda, kendimizi her yalnız hissettiğimizde, her derdimiz olduğunda, her devâ arayışımızda, her bolluk ve bereket arzulayışımızda, bir rahmet kapısını çalmayı her arzu ettiğimizde, Rabbimizle konuşmayı her dilediğimizde, Allah’a her sığınışımızda, Hâlık’ımıza her yönelişimizde, Rahmân’dan her imdat bekleyişimizde rahatlıkla okuyabiliriz. Allah kabul etsin. Âmin!

Dipnotlar:

1. Tirmizî, Kur’ân’ın Fazîletleri, 6.
2. Taç, Sûrelerin Faziletleri, 64.
3. Taç, Sûrelerin Faziletleri, 61.
4. a.g.e., 3043.
5. Taç, Sûrelerin Faziletleri, 63.
6. Sözler, s. 312.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Okunma sayısı : 16.950
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

htcplt.

Hizbul Kur'an da baslangıc süreleri Fatiha, Bakara, Al-i İmran sürelerinde besmele kullanılmışken devamında gelen Nisa, En'am sürelerinin alıntılarının başında neden besmele yok .

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Hizbul Kur’an’daki bu durum, metnin bir “sure başı” değil, bir “tilavet tertibi” (kolaj) olmasından kaynaklanır.

Kısa nedenler şunlardır:

Bütünlük: İlk üç sure (Fatiha, Bakara, Âl-i İmrân) genellikle hizbin başlangıcı kabul edildiği için teberrüken Besmele ile başlatılır.

Ayet Alıntısı: Nisa ve En’am gibi surelerden yapılan alıntılar, surenin en başından değil, belirli bir ayet grubundan (makta) başladığı için teknik olarak sure başlangıcı sayılmaz ve araya Besmele konulmaz.

Okuma Akışı: Hizip, sanki tek bir uzun dua veya tek bir tilavetmiş gibi tasarlandığından, her yeni bölümün başına Besmele koymak yerine metin akışı korunur.

Özetle; bu bir sure okuma değil, ayetlerden seçilmiş bir dua tertibi olduğu için surenin tam başı olmayan yerlerde Besmele tercih edilmemiştir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
yunusbugday

Hizbul Kur'an'ı, Kur'an'ı Kerim'den daha çok okumanın sakıncası var mı ? Mesela günlük 5 sayfa Kur'an 10 sayfa Hizbul Kur'an tavsiyeniz var mı vird şeklinde nasıl okuncağına dair?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Kur’an okumak ne ise Hizbü'l-Kur'an’ı okumak da aynıdır; çünkü ayetlerden müteşekkildir. Herkesin okuma durumu, saati gibi konular farklı olduğu için net bir şekilde şundan şu kadar, bundan bu kadar okunmalı diye öneride bulunamıyoruz. Bu tamamen sizin tercihinize kalmıştır. Günlük veya haftalık hatim takip ediyorsanız, hatminizi aksatmayacak şekilde okumanızı, ayrıca Hizbü'l-Kur'an'ı da eksik bırakmamanızı tavsiye ederiz.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...