Münâcâtü’l-Kur’ân'da dua hükmünde olan ayetler, kim tarafından tanzim edilmiştir? Hizbü'l-Kur'ân ile bir alakası var mıdır?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Münâcâtü’l-Kur’ân Hazret-i Osman’ın (ra) her bir Kur’ân Sûresinin çok mühim ayetlerini bir duâ cümlesi haline getirerek tertip ettiği bir münâcattır. Hazret-i Ali (ra) tarafından rivayet edilmiştir.

"Yine Hizb-i Kur'ân'ımızın bahsine döneriz:

"Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın büyük bir kumandanı olan Hazret-i Üsame Radıyallahü Anh, bir gün 'hamd'e ait, bir gün 'istiğfar'a ait âyetler, bir gün 'tesbih'e ait, bir gün 'tevekkül'e, bir gün de 'selâm' lâfzına, bir gün de 'tevhid' ve 'Lâ ilâhe illâ Hû'ya ait, bir gün de 'Rab' kelimesine ait bütün Kur'ân'dan müteferrik sûrelerden bir hizb-i Kur'ânî çıkarmış, kendine bir vird eylemiş. Demek böyle hizblere izn-i Peygamberî (Aleyhissalâtü Vesselâm) var."(1)

"Ben, kemâl-i lezzetle, her gün tefekkürle okumaya başladım. Birkaç gün sonra hatırıma geldi ki: Madem Risale-i Nur bu zamanın bir mürşididir, talebelerine bir vird-i ekber olabilir diye kaleme aldım. Ve bütün risalelerin hususî menbaları, madenleri olan binden ziyade âyât-ı Kur'âniyeyi, kendi Kur'ânımda, evvelce işaretler koyup bir Hizb-i Âzam-ı Kur'ânî yapmak niyet etmiştim. Şimdi bu Hizb-i Âzam ve bu vird-i ekber, Risale-i Nur mensuplarına bazı eyyam-ı mübarekede okunması için bir zaman size de göndermek hakkınız var. İnşaallah bir zaman sonra size gönderilecek. Bazı kelimelerini tercüme ve bir kısım kayıtlarını tefhim için vakit bulsam, gayet kısa haşiye gibi birşeyi yazacağım."(2)

Hizbü'l-Kur’an, Üstad'ın Risale-i Nurlara me’haz teşkil eden ayetlerden terkib ettiği bir virddir.

Dipnotlar:

(1) bk. Emirdağ Lâhikas-II, 93. Mektup.
(2) bk. Kastamonu Lâhikası, 23. Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 12.848
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

muratkul

Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın büyük bir kumandanı olan Hazret-i Üsame Radıyallahü Anh, bir gün 'hamd'e ait, bir gün 'istiğfar'a ait âyetler, bir gün 'tesbih'e ait, bir gün 'tevekkül'e, bir gün de 'selâm'lâfzına, bir gün de 'tevhid' ve'Lâ ilâhe illâ Hû'ya ait, bir gün de 'Rab' kelimesine ait bütün Kur'ân'dan müteferrik sûrelerden bir hizb-i Kur'ânî çıkarmış, kendine bir vird eylemiş. Demek böyle hizblere izn-i Peygamberî (Aleyhissalâtü Vesselâm)
bu metnin kaynağı varmıdır 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Gümüşhanevî, Mecmuatü’l-Ahzab: Bediüzzaman'ın sıklıkla istifade ettiği bu geniş dua mecmuasında, sahabe ve büyük imamların (Hz. Ali, Hz. Üsame, İmam-ı Azam vb.) kendilerine mahsus "hizib" ve "vird"leri detaylıca yer alır.

İbnü’l-Esîr, Üsdü’l-Gābe: Hz. Üsame’nin hayatı anlatılırken onun ibadete düşkünlüğü ve Kur’an ile olan bağı vurgulanır.

Metinde geçen "Demek böyle hizblere izn-i Peygamberî..." ifadesi, doğrudan bir hadis metni olmaktan ziyade, Bediüzzaman'ın bu rivayetten çıkardığı fıkhî ve tasavvufî bir yorumdur. İslam hukukunda "Takrirî Sünnet" (Peygamberimiz'in görüp de itiraz etmediği davranışlar) esasına dayanarak, sahabenin bu uygulamasının Peygamberimiz tarafından onaylandığı (veya manevi bir izin olduğu) sonucuna varılmaktadır.

Özetle: Bu bilgi doğrudan Kütüb-i Sitte gibi temel hadis külliyatlarında bu kelimelerle bir "emir" olarak değil; sahabe uygulamalarını, evrad ve ezkârı anlatan Mecmuatü’l-Ahzab gibi geniş kapsamlı kaynaklarda Hz. Üsame’ye nispet edilen bir uygulama (fiilî sünnet) olarak yer almaktadır.

1
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...