"İbda" ve "İnşa" ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İbda; bir şeyin tedric kanununa tabi olmaksızın yoktan, bir anda ve en mükemmel şekilde yaratılmasıdır.

İnşa ise, bir şeyin bir ilk noktadan başlayan bir terbiye ile safha safha yaratılması, tedricen kemale ermesidir. Başka bir ifadeyle, mevcut varlıklardan, yeni varlıklar yaratmaktır. Ancak o maddeden, yani zerrattan yaratılan bütün varlıkların sıfatları ve şekilleri, Üstad'ın ifadesi ile zerratından başka her şeyi, siması, sesi, vücut yapısı v.s. yeniden yaratılıyor. Dolayısı ile bu açıdan ibda da devam ediyor demektir. İnşa ise sürekli bir yaratma şeklidir ve vakidir.

Eşyanın İlahi ilimdeki teşekkülleri ibda iledir. Yani bunlar yoktan vücut bulurlar. Bu ilmî vücutlara mahiyet denilmektedir. Bu mahiyetler harici âlemde yaratıldıklarında hakikat olurlar. Bu yaratma da iki şekilde olur. Ya ibda ile zamansız bir anda vücut bulurlar. Yahut inşa ile kademeli olarak yaratılırlar. Kâinatta bu iki tür yaratılışın sonsuz misalleri vardır.

Kâinatın bir küçük misali olan insanda da bu iki tür yaratılış açıkça görülmektedir. Şöyle ki, insanın ruhu ibda ile yaratılır, bedeni ise inşa ile. Anne rahminde inşa edilen insan bedenine bu inşanın belli bir safhasında ruh ilka edilir. Ruhun yaratılması da, bedene ilka edilmesi de ibda iledir.

Söylenen mübarek bir kelimeden melek yaratılması da yine ibda iledir.

Özellikle madde âleminde inşa daha fazla görülür. Bu dünya hikmet dünyası olduğundan kainatın yaratılışı altı devrede gerçekleşmiş, bu hal kainatta yaratılan bütün maddi varlıklara da aksetmiştir. Dünya güneşten koptuktan sonra bir anda bugünkü halini almadığı gibi, bir çekirdek de anında ağaç olmuyor, bir yumurta hemen kuş haline gelmiyor. Ahiret ise kudret âlemi olduğundan orada ibda hakim olacak, yenilen meyvenin yerine yenisi anında gelecektir.

  • HER ŞEY BİR ANDA YARATILSAYDI...

Bu âlemin ve onda yaratılan bütün canlıların geçirdikleri her bir safha, ayrı bir İlâhî fiildir. Kâinat bir anda yaratılsaydı, geçirdiği safhalar da bire inecek ve birçok esmâ tecelli etmeyecekti. Şöyle ki:

Cenâb-ı Hak, bir ağacın bütün özelliklerini bir çekirdek içinde, Üstadın ifadesiyle, manevî kader kalemiyle yazıyor. Bu ayrı bir fiil, ayrı bir mucizedir. Sonra, o çekirdeği açıyor. Bu da yine farklı bir fiildir. O çekirdeği büyütüp geliştiriyor. Böyle daha nice farklı fiiller icra ederek ağaçtan meyveler çıkarıyor ve her meyvenin içine ağacın bütün plan ve programını yerleştiriyor.

Ağaç bir anda yaratılsaydı bütün bu fiiller yerine, sadece, “yoktan yaratma” fiili icra edilecek ve diğer isimler tecellisiz kalacaktı.

Tavuklar doğrudan yaratılsalardı, ne yumurtadan söz edilirdi, ne civcivden, ne piliçten.

Ağaçlar bir anda yaratılsaydı, çekirdekler de olmazdı, fidanlar da…

Ve insan bir anda yaratılsaydı “bebek, çocuk, genç, ihtiyar, anne, baba ve kardeş” kavramlarından söz edilemezdi.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

Furkan Yılmaz

Hocam Allah razı olsun.Müsadenizle aklıma takılan bir soru oldu:

Dünyada inşa ile meyvenin yaratılmasında tedricen güneş ışınlarının meyveye vurması,yağmurun yağması,toprağın elementlerini meyveye iletmesi gibi bazı ara şeyler sınav icabı ayrıca  yaratılıyor.Bunlarin da herbirini zaten Allah yaratıyor.

Ahirette ibda ile meyve bir anda yaratılacak.Evet ama bir anda yaratılırken güneş ışınlarının meyveye vurması,toprağın elementlerini meyveye iletmesi,yağmurun meyveye ulaşması gibi ara şeyler de bir anda mı meyve ile birlikte yaratilacak?Yoksa ahirette allah'ın  yarattığı  meyvede su,element gibi vesile ara elemanlar hiç kullanılmayacak mi?

Allah nasıl isterse yaratır zaten. benim merakım dünyada tedricen kullanılan şeyler ahirette bir anda mı kullanılacak veya hiç kullanılmayacak mı?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)

“Evet dünya dâr-ül hikmet ve âhiret dâr-ül kudret olduğundan; dünyada Hakîm, Mürettib, Müdebbir, Mürebbi gibi çok isimlerin iktizasıyla, dünyada icad-ı eşya bir derece tedricî ve zaman ile olması; hikmet-i Rabbaniyenin muktezasıyla olmuş. Âhirette ise, hikmetten ziyade kudret ve rahmetin tezahürleri için maddeye ve müddete ve zamana ve beklemeye ihtiyaç bırakmadan birden eşya inşa ediliyor.”

Üstadımızın bu izahında da anlaşılacağı üzere ahirette yaratmalar birden ve anlık olacak.  

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Üstaddd

Hocam selamün aleyküm, bu gibi yakın anlamlı kelimelerin arasındaki ince farkların (nüans=gamıza) yer aldığı bir kitap var mı, kitap yoksa ben bunları nasıl öğrenebilirim? 

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Mehmet Selim)
Prof. Dr. Alaaddin Başar hocamızın "Kavramlar Lügatı" eseri, bu noktada iyi bir yardımcı kitap hükmünde olabilir. 
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...