"İhlasla bir dirhem amel, ihlassız batmanlarla amellere racih olduğunu bilmekle ... o marazdan kurtulur ve ihlası kazanır." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Fiil ve davranışlarımız Allah rızası için olursa değer kazanır. Aksi takdirde hiçbir manası ve faydası olmaz. Başında bir rakamı olmayan binlerce sıfırların hiçbir değeri yoktur. Bir tane 1 rakamı binlerce sıfırdan daha kıymetlidir.

"Bu mühim marazın merhemi ve ilâcı, 'El-hubbu fillâh' sırrıyla, tarik-i hakta gidenlere refakatle iftihar etmek ve arkalarından gitmek ve imamlık şerefini onlara bırakmak ve o hak yolunda kim olursa olsun kendinden daha iyi olduğunun ihtimaliyle enâniyetinden vazgeçip ihlâsı kazanmak ve ihlâsla bir dirhem amel, ihlâssız batmanlarla amellere râcih olduğunu bilmekle ve tâbiiyeti dahi, sebeb-i mesuliyet ve hatarlı olan metbûiyete tercih etmekle o marazdan kurtulur ve ihlâsı kazanır, vazife-i uhreviyesini hakkıyla yapabilir." (Lem'alar, Yirminci Lem'a.)

İhlas ve samimiyet açısından, tabi olmak tabi olunmaktan, bağlı olmak bağlı olunmaktan, memur olmak amir olmaktan, asker olmak komutan olmaktan daha sağlam, daha salim ve daha selametli bir yoldur.

Çünkü imamlık, komutanlık, liderlik, amirlik gibi şeyler zor ve meşakkatli işlerdir. Bu makamlar; tahkiki bir iman, büyük bir feragat, sağlam bir takva ve kuvvetli bir ihlas gerektirirler. Şayet bu büyük vasıflar kişide yoksa bu ulvi vazifelerin altından kalkamadığı gibi, bulunduğu makam yüzünden iman hizmetine büyük zararlar verir ve diğer iman erlerini de rahatsız ederler. Bu sebeple memurluğu amirliğe tercih etmek yani hizmette öne geçip başkalara hükmetme hevesine kapılmadan ihlasla çalışmak gerekir.

Müslümanlar arasındaki ihtilaf ve kavganın en mühim sebeplerinden birisi de bu baş olma sevdasıdır. Gözünü neferliğe değil de komutanlığa diken adam tehlikeli bir yoldadır. Çünkü bu tip adamlarda mevki hırsı, şöhret tutkusu ve benlik duygusu çok yüksek olur ve uğurda önüne geçen herkesi ezip geçmekte bir beis görmez. Bu da ister istemez âlem-i İslâm'da büyük bir ihtilafı, kavgayı ve kargaşayı körükler ve körüklemektedir. Tarihte bunun birçok acı misalleri vardır.

Sadece Allah’ın rızasına talip olmuş muhlis bir mümin için amir olmak memur olmaktan daha cazip değildir. Allah’ın rızası sadece baş olmakta değil, meşru olan her yerdedir. Gaye Allah’ın rızası, mefkûre ihlas olduktan sonra, nefer olmakla komutan olmak arasında fark yoktur. Birisi ısrarla ve hırsla ittifakın rağmına baş olmak istiyor ise, onda ihlas yok demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Kategorileri:
Okunma sayısı : 13.306
Sayfayı Word veya Pdf indir
Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

ÜmitSN
Allah razı olsun... Vesselam
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Nuranə

Amellerimizi nasıl en ihlaslı yaparız? Allah için yapılmalı da, başka ne türlü yapılmalı ki, tam ihlaslı olsun. Risalelerle nasıl insanlara faydalı olunur? İmanlarını kurtarmaya vesile olunur?

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Sorularla Risale

Amellerin ihlas kazanması, niyetteki samimiyet kadar o samimiyeti muhafaza edecek esaslara riayet etmeye bağlıdır. Risale-i Nur Külliyatı’nda ihlas; amellerin ruhu, neticesi ve sırrı olarak tanımlanır.

Amelleri En İhlaslı Hale Getirmenin Yolları

Rıza-yı İlahîyi kazanmak ve ameli ihlasla taçlandırmak için dikkat edilmesi gereken temel düsturlar şunlardır:

Sadece Allah Rızasını Hedeflemek: Amelde tek maksat Allah’ın rızası olmalıdır. İhlas Risalesi’nde belirtildiği gibi: "Amelinizde rıza-yı İlahî olmalı. Eğer O razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok." İnsanların takdiri, övgüsü veya makam beklentisi amele dahil edildiğinde ihlas zedelenir.

Terk-i Enaniyet (Benliği Bırakmak): İhlasın önündeki en büyük engel gurur ve benlik duygusudur. Yapılan hayır ve hizmetleri kişisel bir başarı değil, Allah’ın bir ihsanı ve lütfu olarak görmek gerekir.

Kardeşlerinin Meziyetleriyle İftihar Etmek: Hizmet ederken rekabet ve haset duygusundan uzak durmak esastır. Birlikte hareket edilen insanların başarılarından, kendi başarısı gibi memnuniyet duymak ihlasın en açık alametlerindendir.

Rabbani Bir Nazar (Tefekkür-ü Mevt): Dünyanın geçici olduğunu, ölümün her an gelebileceğini düşünmek nefsin rıza dışı arzularını kırar ve insanı amelde doğrudan doğruya ihlasa yönlendirir.

İhlas Risalesi'ni Sıkça Okumak: Bediüzzaman Hazretleri, ihlası kazanmak ve muhafaza etmek için 21. ve 22. Lem'alar olan İhlas Risaleleri'nin en az iki haftada bir okunmasını tavsiye eder.

Risale-i Nur ile İnsanlara Faydalı Olmak ve İmana Vesile Olmak

Günümüz insanı zihni ve kalbi şüphelerle kuşatılmış durumdadır. Risale-i Nur, modern çağın akli ve felsefi şüphelerine ikna edici delillerle cevap verdiği için iman hizmetinde çok etkili bir vesiledir.

Önce Kendi İmanını Tahkiki Yapmak: Başkalarına faydalı olabilmenin ilk şartı, kişinin kendi imanını kuvvetlendirmesidir. Okuyan ve hakikatleri kendi hayatında yaşayan bir insanın lisan-ı hali (hâl dili), sözlerinden daha tesirli olur.

Gönüllü ve İkna Edici Bir Üslup Bensemek: İman hizmetinde zorlama, münakaşa veya kırıcı üslup ihlasa aykırıdır. Hakikatleri nazikçe, delile dayanarak ve şefkatle sunmak esastır.

Okuma ve Mütalaa Halkaları Kurmak: Dostlarla, aileyle veya küçük gruplarla bir araya gelerek Risale-i Nur metinlerini düzenli okumak, hakikatlerin anlaşılmasını kolaylaştırır ve imanı kuvvetlendirir.

Niyette Şahsi İkbal Aramamak: Bir insanın imanına vesile olurken "Ben sebep oldum" gururuna düşmeden, kendisini sadece bir aracı ve vesile olarak görmek gerekir. Hidayeti verenin yalnız Allah olduğu bilinciyle hareket edilmelidir.

İhlaslı tek bir adım, ihlastan uzak yüzlerce adımdan daha bereketlidir. Önemli olan çok şey yapmak değil, yapılanı sırf Allah rızası için yapabilmektir.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...