"İsm-i Âzamdan ve her ismin âzamî mertebesinden tezahür eder. İsm-i Âzamı ispat etmekle beraber, her ismin bir mertebe-i âzamı var." Allah'ın isimleri sonsuzken, bu ifade sınır getirmiş gibi olmuyor mu?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Ezelî olan bir sıfatın kâinattaki tecellisi de ezelî olmuyor, çünkü kâinat sınırlı bir âlemdir. Sınırlı bir âlemde de sıfatın bir tecelli haddi ve azamî bir hududu olmak gerekiyor. Bu yüzden her ismin ya da sıfatın dünyada azamî tecellisi bulunuyor.

Meselâ, Rezzâk ismi gizli bir hazinedir ve bütün rızıklar o hazinenin cevherleridir. Bu cevherlerin tezahürüne, yani rızıkların yaratılmasına Cenab-ı Hakk’ın hiçbir ihtiyacı olmadığı açık bir hakikat olduğu gibi, tezahürle kemâlinde bir ziyadeleşme olmadığı ve olmayacağı da ayrı bir hakikattir.

Sineklerin ve karıncaların, kuşların ve balıkların, aslanların ve ceylanların rızıkları birbirinden çok farklıdır. Bu farklılıklar Rezzâk isminin söz konusu canlıların mahiyetlerine göre ayrı şekillerde tecelli etmesinin neticesidir.

Küçücük bir karıncanın rızıklandırılması cüz’î bir tecelli iken, bütün karıncaların rızıklandırılması daha geniş bir tecellidir. Sonra bütün arıların, kuşların ve diğer hayvanat ve nebatatın rızıklandırılması, daha azamî ve daha küllî bir tecellidir. Sonra bütün canlıların rızıklandırılması, daha büyük bir daire oluyor ve melekleri ve cinleri de içine alan bütün mahlûkatın rızıklandırılma dairesi ise, kâinat sınırları içinde Rezzak isminin en azamî makamı oluyor.

Her akıl sahibi bu tecellilleri okuyamaz; imanı kavi ve tefekkürü derin olan insanlar, bu daireleri tek tek geçip en azamî daireye kadar ilerleyebiliyor. Her ismin bir mertebe-i âzamı var ki; Resûl-i Ekrem (asm) bunlara mazhardır. Onun imanı ve tefekkürü, Allah’ı her yönü ile en âzam makamda tanıyor ve iman getiriyor.

Tecelli aynı isim olamıyor. Şayet her isim ya da sıfat sonsuz bir tecelli ile tezahür etmiş olsa idi, kâinat bir ismin ya da sıfatın kendini gösterdiği ayna olmak zorunda kalırdı ve diğer isimlere yer açılamazdı. Halbuki kâinatta her bir isim ve sıfat dengeli ve sınırlı bir şekilde tecelli ederek birbirlerine saha bırakıyorlar. Mesela, Rezzak ismi kâinatta ezelî haşmeti ile tecelli etmiş olsa idi, kimse geçim sıkıntısı çekmez, açlık diye bir şey olmazdı ve herkes rızka gömülürdü. Ama imtihanın icabı ve Cenab-ı Hakk’ın hikmeti buna müsaade etmiyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...